YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25422
KARAR NO : 2012/40754
KARAR TARİHİ : 05.07.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıklardan …’ın şikayetçi … Tüketici Finansmanı A.Ş’ye kredi başvurusu yaptığı, ve bu başvuru üzerine kredi aldığı bilahare bu krediyi ödemediği, daha sonra … adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı ile yine aynı şirkete müracaat ederek kredi talebinde bulunduğu ancak şikayetçi şirket tarafından sanıkça ibraz edilen kimliğin sahte olduğunun anlaşılması üzerine talebin reddedildiği, akabinde sanıkla birlikte hareket eden diğer sanık …’nın ikametgah bilgilerini kullanarak aynı şirkete kredi talebinde bulunduğu, şikayetçi şirket tarafından sonra gelmeleri söylenip verilen randevu günü geldiklerinde yakalanmaları şeklinde gelişen olayda, mahkemenin dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarının oluştuğu yönündeki kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanıkların dolandırıcılığa teşebbüs suçunu nüfus idaresinin maddi varlığı olan sahte nüfus cüzdanını kullanarak işlemiş olmaları nedeniyle aynı kanunun 158/1-d maddesindeki “kamu kurumunun araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 05.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.