Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2020/9018 E. 2022/2417 K. 16.02.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/9018
KARAR NO : 2022/2417
KARAR TARİHİ : 16.02.2022

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK’nın 1007. maddesi uyarınca tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin verilen ilk derece mahkemesinin kararına karşı, taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi’nce davacılar yönünden reddine, davalı Hazine yönünden kabulü ile HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmak suretiyle esas hakkında yeniden karar verilmesine dair yukarıda gün ve sayıları yazılı kararının Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK’nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı, taraf vekillerince yapılan istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi’nce davacılar yönünden esastan reddine, davalı Hazine yönünden kabulü ile yeniden esas hakkında verilen karar; taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan bilgi ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; dava konusu Kocaeli İli, Karamürsel İlçesi, Oluklu Mahallesi, 116 ada 8 ve 9 parsel (eski 766 ve 767 parsel) sayılı taşınmazların davacılar murisleri adına kayıtlı iken Hazine tarafından açılan dava sonucunda Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/8 Esas, 2006/350 Karar sayılı ilamı ile taşınmazların tamamının tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin 22.06.2007 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 15.09.2015 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu taşınmazlara değerlendirme tarihleri itibariyle net gelirleri esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu nedenle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
1-TMK’nın 1007. maddesi gereğince açılan tazminat davaları, dava açıldığı tarihte tazminat miktarının davacı tarafça tam ve kesin olarak belirlenmesi mümkün olmadığından HMK’nın 107/1 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde olup, belirsiz alacak davasında zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için değil, tüm alacak için kesilir. 6100 sayılı HMK hükümleri gereğince, davacının iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın, davanın başında belirtmiş olduğu alacak talebini HMK’nın 107/2 maddesi hükmüne göre bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak belirlendiği anda arttırması mümkündür. HMK’nın 107/2 maddesi gereğince yapılacak bu artırım bir ıslah olmadığı gibi, bu artırım nedeniyle zamanaşımının gerçekleştiğinden de söz edilemez.
Bu kapsamda; davacılar vekilince fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 1.000,00 TL üzerinden davanın açıldığı, bilirkişi raporu ile alacağın belirlenmesini müteakiben verilen bedel artırım dilekçesi ile kesin talep sonucunun 116 ada 8 parsel yönünden 163.173,20 TL, 116 ada 9 parsel yönünden 889.099,30 TL olarak bildirildiği ve arttırılan değer üzerinden harcın tamamlandığı gözetilerek bedele hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Hükmedilen bedele değerlendirme tarihi olan 22.06.2007 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği düşünülmeden, dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün yukarıda açıklanan gerekçelerle HMK’nın 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 16/02/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.