Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/21956 E. 2013/6193 K. 04.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21956
KARAR NO : 2013/6193
KARAR TARİHİ : 04.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat, Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılana ait döviz bürosuna olay tarihinden iki gün önce giden sanık …’ın, … … yeri olduğu, petrol işi yaptığını beyan ederek kendileri ile çalışmak istediğini söyleyip aynı gün … isimli … hanında bulunan … Petrol adlı … yerine 32.000 EURO göndermelerini istediği, istenen dövizin kurye ile gönderildiği ve karşılığının TL olarak sanık … tarafından ödendiği, olay tarihinde yine döviz bürosunu arayan sanığın bu kez 80.000 TL karşılığı Euro göndermelerini isteyip paranın 70.000 TL kısmının hazır olduğunu, kurye gelene kadar kalan parayı tamamlayacağını söylediği, kurye ile dövizin gönderildiği, parayı götüren kurye tanık … Bayar’ın adrese gittiğinde sanık … sekreterini dışarı gönderip kurye ile yalnız kaldığı, 80.000 TL karşılığı olarak 44.500 Euro verilmek üzere anlaştıkları, anlaşma üzerine sanık …’ın kasadan 5-10-20-50 TL’lik desteler halinde para çıkararak masa üstüne koyduğu ve parayı getiren kuryeye ”bunları say” dediği, kuryenin sanık …’ın getirdiği
paraları saydığı sırada sanığın masa üzerinde bulunan 44.500 Euro’yu alarak ofisin arka kısmına para getireceğini söyleyerek geçtiği ve ortadan kaybolduğunun anlaşıldığı olayda, eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabul ile diğer sanıklar Hülya … ve …’ın sanık …’ın dolandırıcılık eylemine iştirak ettiklerine dair müsnet suçtan mahkumiyetine yeter nitelikte, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından bahisle beraatlerine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ceza Genel Kurulunun 22.11.2011 gün 192-241 sayılı, yine 14.02.2012 tarih 4-248 sayılı sanığın istinabe suretiyle sorgusu yapılırken ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek istediğine ilişkin bir talebinin olmadığı, duruşmadan vareste tutulmayı talep ettiği ve yargılamaya konu suç için Yasada öngörülen hapis cezasının alt sınırının beş yıldan az olduğu anlaşılmakla, sanığın savunmasının istinabe yoluyla alınmasının savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olmadığına ilişkin kararları karşısında tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 04.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.