Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/21871 E. 2013/6223 K. 04.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21871
KARAR NO : 2013/6223
KARAR TARİHİ : 04.04.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılığa Teşebbüs, Resmi Belgede Sahtecilik

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Özel hastanede genel cerrahi uzmanı olarak görev yapan sanığın, değişik tarihlerde ameliyatlarını yaptığı dört hastanın “lenf bezlerinin çıkarılmasına ilişkin” operasyonlar yaptığı halde daha pahalı olan “boyun diseksiyonu” ameliyatlarını staf dr. … yapmış gibi isim-kaşesini de kullanarak ameliyat farklılığından kaynaklanan 5.931 TL haksız kazancı sağlamaya teşebbüs etmek suretiyle “zincirleme nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs” ve “zincirleme özel belgede sahtecilik” suçlarını işlediği iddia edilen somut olayda;
1-Sanığın, ameliyatlarını yaptığı ileri sürülen hastalara ait teşhis-tedavi dosyaları ile patoloji raporları ve hizmet bedellerinin tahsiline yönelik hastane yönetimince hazırlanan mali belgelerin konusunda uzman-tarafsız tabip, mali müşavir ve hukukçudan oluşacak bilirkişi kuruluna tevdii olunarak, suç tarihinde yürürlükte olan Mevzuat çerçevesinde, “staf dr.”, “lenf bezlerinin çıkarılması operasyonu”, “boyun diseksiyonu operasyonu” gibi teknik terimler de açıklattırılarak, iddia ve savunmalar doğrultusunda denetime olanak verecek biçimde rapor alınması ve varılacak sonuçlara göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde hükümler tesisi,
2-Kabul ve uygulamalara göre de;
a-Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden; sahteliği ileri sürülen belgelerin kısa sayılabilecek zaman aralığında düzenlendikleri nazara alınarak zincirleme suç hükmünün (TCK’nın 43.maddesi) uygulaması yerine belge sayısınca ayrı ayrı mahkumiyet kararları verilmesi,
b-Dolandırıcılık suçu yönünden; TCK’nın 158/1 maddesinde öngörülen adli para cezasının (e), (f), (j) bentlerinde sayılan hallerde elde edilen menfaatın iki katından az olamayacağı hükmünün nazara alınmaması,
C-Sabıkası bulunmayan sanık hakkında “duruşmadaki iyi hali” lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek TCK’nın 62 maddesi uygulanırken, “yargılama sürecindeki davranışları” olumsuz görülerek TCK’nın 51 ve CMK’nın 231. maddelerinin tatbikine yer olmadığına hükmolunarak, çelişkiye neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.