Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/23583 E. 2013/6841 K. 15.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23583
KARAR NO : 2013/6841
KARAR TARİHİ : 15.04.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
A-Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan verilen karara yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
271 Sayılı CMK’un 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12.maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 Sayılı CMK’un 264.maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran sanığın haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
B-Sanık … hakkında dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen beraat kararlarına yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın kendisine ait yeşil kart sağlık karnesinin 06/01/2007 tarihinde vize süresi bittiğinden ve eşinin vergi kaydı nedeniyle yeşil kart yenilemesi de yapılamayacağından, vize tarihini sahte olarak yenileterek sağlık yardımından faydalanmak suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin
iddia edildiği somut olayda; sanığın sosyal ve kültürel durumu, savunmasında okur yazar olmadığını, eşinin vefat ettiğini, yeşil kart ile ilgili idari işlemleri oğlu …’un takip ettiğini belirtmesi ve sanık …’un da bu beyanı doğrulaması karşısında, savunmasının aksini ispat eder , mahkumiyetine yeter kesin deliller bulunmadığı gerekçesiyle atılı suçlardan beraatine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
C-Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
1-Sanığın savunmasında atılı suçu kabul etmeyerek, sahteciliğin nasıl yapıldığını bilmediğini belirtmesi, annesi ve babasına ait sağlık karnesini iptal ettirmek için yeşil kart bürosuna bizzat başvurması üzerine yakalanmış olması dikkate alınarak; suç tarihi itibariyle yeşil kartların üzerlerine yazılan geçerlilik sürelerinin bilgisayar ortamında kaydedilmesinin zorunlu olup olmadığı, yeşil kart sağlık karnelerinin provizyon sistemine tabi olup olmadıkları hususları araştırılıp sonucuna göre yeşil kart sağlık karnelerinin kullanılabilmesi için uzatılan vize sürelerinin bilgisayar sistemine kaydedilmek suretiyle işlemesinin gerekli olduğunun bildirilmesi halinde sahte vize işleminin hukuki sonuç doğurmaya elverişli olup olmayacağı ve buna göre aldatma yeteneğinin ne şekilde oluşacağı,
2-Diyarbakır Valiliği Sağlık Müdürlüğü’nün 07.05.2008 tarihli yazısında her nekadar sanığın ve aile bireylerinin yasal yollardan başvurması halinde koşulları yitirdiğinden vize işleminin yapılmayacağı yazılı ise de, bu konuda karar verme yetkisinin il idare kurulu olduğundan, Diyarbakır İl İdare Kurulundan suça konu sağlık karnesinde sahte olarak yapılan 3. vize tarihlerinde, karne sahiplerinin yasal olarak vize yenileme haklarının devam edip etmediği de araştırılarak eylemin 5237 sayılı TCK’nun 211. maddeleri kapsamında kalıp kalmadığı da tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre;
Suça konu sahte vizelerin farklı tarihlerde yapıldığına dair kesin delil bulunmayıp, fiilin aynı anda işlendiğinin kabul edilmesi gerekeceğinden, zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş,sanık …’un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.