YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11817
KARAR NO : 2012/42402
KARAR TARİHİ : 01.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, müşteki ile tanık … vasıtasıyla tanıştığı, müştekinin yurt dışına gitmek istediğini öğrendiği yasal yollarla vize işlemlerini yaptıracağı vaadi ile önce 3.000 TL masraf adı altında para aldığı, peşinden paranın yetmediğini ifade ederek yeniden para isteyip toplamda 10.000 TL aldığı halde hiçbir işlemde yapmayarak oyalaması eyleminin, dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Suç tarihi itibariyle yürürlükte olan 765 Sayılı TCK’nun hükümleri olaya uygulanarak lehe yasa değerlendirilmesi yapılmamış ise de, eylemin 765 sayılı Kanunun 504/4, 522 maddeleri kapsamında olup alt sınırdan uygulama yapılması halinde bile sanık aleyhine olacağının anlaşılması karşısında, bu husus sonuca etkili olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerde, hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu durum aynı kanunun 322.maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün ilk bendinde 500 gün karşılığı adli para cezası yerine, 5 gün karşılığı adli para cezası; ikinci bendinde 416 gün karşılığı adli para cezası yerine, 4 gün karşılığı adli para cezası; üçüncü bendinde 8.320,00 TL yerine 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cümlesi eklenmek suretiyle, diğer yönleri usül ve yasaya uygun hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA. 01.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.