Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/9772 E. 2013/12217 K. 01.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9772
KARAR NO : 2013/12217
KARAR TARİHİ : 01.07.2013

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Suça sürüklenen çocuğun temyiz talebinde bulunmayan diğer arkadaşları ile birlikte şikayetçinin sorumlu şef olarak görev yaptığı Karma Açık … A.Ş. isimli şirkete ait çift yönlü reklam panosunda bulunan camları taş atmak suretiyle kırdıkları olayda, mala zarar verme suçunun oluştuğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Suça sürüklenen çocuk hakkında tayin edilen hapis cezasının, adli para cezasına çevrilmesi karşısında, 5237 Sayılı TCK’nın 51. maddesi gereğince adli para cezasının ertelenemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde ertelemeye karar verilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak
oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5395 sayılı Kanunun 11.maddesi ve Çocuk Koruma Kanununa Göre Verilen Koruyucu ve Destekleyici Tedbir Kararlarının Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 8. maddesi uyarınca , fiili işlediği sırada on iki yaşını bitirmiş on beş yaşını doldurmamış çocuklar ile on beş yaşını doldurmuş ancak onsekiz yaşını doldurmamış sağır ve dilsizlerin işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamamaları veya davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin yeterince gelişmemiş olması halinde mahkemece suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklarla korunma ihtiyacı olan çocuklar hakkında tedbir verilebileceği gözetilmeden ceza sorumluluğu olan ve hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanık hakkında 5395 sayılı Kanunun 5. maddesi gereğince tedbirlere hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesine istinaden uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK’nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından 5395 sayılı Kanunun 5/1-a maddesi gereğince danışmanlık tedbiri uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01/07/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.