Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/16896 E. 2012/42471 K. 01.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16896
KARAR NO : 2012/42471
KARAR TARİHİ : 01.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık (Değişen Suç Vasfına göre Hırsızlık)
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Dolandırıcılık suçunda failin hileli hareketleri sonucu sakatlanmış irade neticesinde kişiye ait malvarlığının mülkiyetinin devri, buna karşılık hırsızlık suçunda ise; menkul bir malın, sahibinin rızası dışında alınması, mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesi, mağdurun suç konusu eşya üzerindeki zilyetlikten … tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hale gelmesi söz konusudur. Somut olayda;
Sanığın, … isimli şahıs ile birlikte Akbank Şubesinden para çekmiş olan müştekiyi parasını sayarken gördüğü …’nun müştekinin yanına giderek lafa tuttuğu, konuşma esnasında önceden bu … için hazırlayıp yanında getirdiği banknot şeklinde kesilerek bez parçası içine sarılmış gazete kağıdı parçalarını yere atıp, müşteki yanında iken tesadüfen bulmuşcasına davrandığı ve bulunan sözde paraları ne yapmaları gerektiği konusunda müşteki ile konuştuğu, bu esnada kurdukları senaryo gereği sanık …’in yanlarına geldiği ve bir miktar parasını düşürdüğünü söz konusu paraların dökülen kahve nedeniyle lekeli olduğunu ve tanıyabileceğini söyleyip …’nun yerden bulduğu sözde paralara bakıp iade ettiği, ardından müştekiden parasını göstermesini istediği, duruma inanan müştekinin cebindeki paraları şüpheliye verdiği, bunları da kontrol eden sanığın kendisine ait kaybolan para olmadığını söyleyerek bu paraları …’na iade ettiği, müştekinin paralarını alan …’nun el çabukluğuyla sanki müştekinin parasını gazete kağıdına sarmışcasına cebindeki evvelce hazırladığı yine banknot görünümlü gazete kağıdına sarılı vaziyetteki kağıt parçalarını müştekiye verip uzaklaştıkları anda müştekinin durumu fark ederek arkalarından koşup kendilerini yakaladığı, …’nun müştekiye parasını iade edip kaçtığı, sanık …’in de olay yerine gelen polis memurlarınca yakalandığı şeklinde gelişen eylemde sanığın müştekinin parasını rızası dışında alması nedeniyle hırsızlık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 01.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.