YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16901
KARAR NO : 2012/42482
KARAR TARİHİ : 02.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın evine doğru giden mağdurun yanında 55 AY 521 plaka sayılı araçla durduğu, sanığın eşi olduğu belirtilen ve aracın arka kısmında oturan bayanın kapıyı açarak mağdura ” dayı ben hayır yapmak istiyorum, sana 100 Dolar vereyim” dediği, elinde bulunan parayı mağdurun gömleğinin cebine doğru uzattığı, mağdurun cebindeki cüzdanı alarak içerisine parayı koymuş gibi yapıp oradan uzaklaştıkları, mağdurun cüzdanını kontrol ettiğinde, içinde 100 Dolar olmadığı gibi kendisine ait 440 TL paranın da alındığı iddiasıyla açılan kamu davasında sanığın eyleminin açıktan hırsızlık suçu kapsamında kaldığı gözetilmeden elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle hırsızlık suçundan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.