YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16908
KARAR NO : 2012/42485
KARAR TARİHİ : 02.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılığa teşebbüs
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nın 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın seyyar köfte ekmek satmakta olan mağdurun yanına giderek köfte ekmek isteyerek köfte bedeli olan 2 TL için mağdura 100 TL para verdiği, mağdurun para üstü olarak 1 adet 50, 3 adet 10, 3 adet 5 ve 3 adet de 1 TL olmak üzere 98 YTL verdiği, para üstünü alan sanığın, para olan elini ensesine doğru götürerek el çabukluğu ile 50 TL’lik banknotu gömleğinin yakasının altına sakladığı ve mağdura kendisine 50 TL eksik verildiğini söyleyerek 50 TL daha istediği, konuşmalar sırasında mağdurun, sanığın elini yakasına götürdüğünü söylemesi üzerine taraflar arasında tartışma çıktığı, sanık kaçmaya çalışsa da pazar esnafı tarafından yakalandığı, gömleğinin yakasının altında da hileyle alınan paranın bulunduğu olayda mahkemenin suçun işlendiğine dair kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Hükmolunan adli para cezası tayininde 5237 sayılı TCK’nın 61/8 maddesi hükmü karşısında adli para cezası hesaplanırken bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik arttırma ve indirimlerin gün üzerinden yapılması ve cezanın, sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması sonucu belirlenmesi gerektiği halde temel cezanın belirlenmesinden sonra gün para cezasının paraya çevrilip indirimin bu miktar üzerinden yapılmasındaki isabetsizlik, sonuç cezanın değişmemesi karşısında bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 02/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.