YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2044
KARAR NO : 2021/10262
KARAR TARİHİ : 23.12.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Suça sürüklenen çocuklardan … ile …’ın atılı suçlardan mahkumiyetleri ile …’ın beraatine, … hakkında ceza verilmesine yer olmadığına
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurenin velayet hakkına sahip babası olan müşteki …’un, davaya katılmasına rağmen yokluğunda verilip, usulüne uygun şekilde tebliğ edilen gerekçeli kararı temyiz etmemesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükümleri temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
Suça sürüklenen çocuklar … ile … haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve … hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, hükmedilen cezalar nevi ve miktarları itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği gibi ceza verilmesine yer olmadığına dair kararın da dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuklar … ile … müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz taleplerinin reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Suça sürüklenen çocuk … hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen 31.01.2014 tarihli raporda mağdurenin 24.05.2011 tarihli eylemden dolayı ruh sağlığının bozulduğu belirtilmiş ise de, mağdureye cinsel istismarda bulunan suça sürüklenen çocuğun, bu eyleminden dolayı kastettiğinden daha farklı ve ağır olan ruh sağlığı bozulması neticesinin meydana geldiği, TCK’nın 23. maddesi uyarınca kişinin gerçekleşen fakat kastetmediği bu neticeden sorumlu tutulabilmesi için en azından taksirle hareket etmiş olması gerektiği, somut olayda mağdure ile suça sürüklenen çocuğun dosyaya yansıyan sosyal ve kültürel durumları, eğitim düzeyleri, kişisel özellikleri nazara alındığında ağır netice olarak ortaya çıkan mağdurenin ruh sağlığındaki bozulmanın suça sürüklenen çocuk tarafından öngörülemeyeceği ve taksirle dahi hareket etmesinin söz konusu olmadığı bu durumun ancak aynı Kanunun 61 maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınabileceği gözetilmeden hakkında TCK’nın 103/6. maddesinin uygulanması,
Kabule göre de;
Suça sürüklenen çocuk hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan dolayı 5237 sayılı TCK’nın 103/2, 103/6, 43/1. maddeleri gereğince belirlenen cezada aynı Kanunun 31/2. maddesi ile 1/2 oranında indirim yapıldığında bulunan 7 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasının aynı maddenin son cümlesi uyarınca 7 yıla indirilmesinden sonra takdiri indirimin bu miktar üzerinden yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk … müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 23.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.