YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15613
KARAR NO : 2012/40930
KARAR TARİHİ : 10.09.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suç tarihinin 27.07.2005 olduğu ve katılanın yüzüne karşı tefhim edilen hüküm fıkrasında Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/6. maddeleri uyarınca başvurulacak kanun yolu süresinin gösterilmemesi nedeniyle temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;sanık …’ın, katılan …’in kardeşi olduğu, kendilerine müşterek murislerinden kalan taşınmazın tadilatının sanık Sanık … ve eşi olan tanık … tarafından diğer sanık … İnşaat Ltd. Şti. Müdürü …’e yaptırıldığı ve tapuda malik oldukları anlaşılan mirasçı olan katılan … ve sanık …’a fatura edildiği, paranın ödenmemesi sebebiyle haklarında faturaya dayanılarak icra takibi yapıldığı, sanıkların birlikte hareket ederek bu şekilde katılanın mirastan daha az pay almasına neden oldukları olayda tadilattan katılanın da haberi olduğunun tanık … tarafından doğrulandığı, bu nedenle eylemin hukuki ihtilaf olduğu ve unsurları bulunmadığından özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarının oluşmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 10.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.