YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15632
KARAR NO : 2012/41025
KARAR TARİHİ : 11.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat, Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık … hakkında; 5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesi gereğince hüküm kurulurken, hapis cezası ile birlikte adli para cezasına da karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sadece hapis cezasına hükmedilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’nın dışarıda üç kağıt ya da bul karayı al parayı denilen oyunu oynattığı, sanık … ‘in yoldan geçen müştekiye, “bu kişiler istanbul’da koyunlarımı alıp paramı vermeyerek beni dolandırdılar, gel şunları utup parasını alalım” dediği, bu sanığın müştekinin kolundan tutarak oyun tezgahına getirdiği, bu sırada kağıtlardan birinin ucunu katlayarak müştekinin parayı bu kağıda basmasını istediği, sanıkların yanında bulunan kimliği meçhul iki kişinin de müşteri kılığında oyun oynadıkları ve sürekli para basıp kazandıklarını gören müştekinin cebinden 240.00 TL para çıkardığı, ilk önce 20.00 TL yi vermek istediği sırada sanık …’in, hepsini bas dediği, bu duruma inanan müştekinin parayı bir kağıda bastıktan sonra oyunu kaybettiği, sanık … mahkemedeki ifadesinde, diğer sanığın müşteri toplamak üzere kendisine yardımcı olduğunu belirttiği, böylece sanıkların dolandırıcılık suçunu iştirak halinde işlediklerinin iddia edildiği olayda;
1-Sanık Alaaittin Üçgül’ün, müştekiyi kandırıp kolundan tutarak oyun tezgahına getirmesi, onu ikna etmek için sürekli yönlendirmelerde bulunması, sanık …’ın, bu sanıkla birlikte hareket ettiklerini ve bu sanığın kendisine oyun için müşteri bulduğunu belirtmesi, müştekinin sanığı kesin olarak teşhis etmesi ve polise bildirmesi, sanıkların polis aracına binerken, istedikleri gibi kumar oynatabileceklerini, kimsenin kendilerine karışamayacağını belirtmeleri ve bu hususun tutanakla tespit edilmesi karşısında, sanık …’ün de, diğer sanıkla beraber iştirak halinde suçu işlediği gözetilmeden yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
2-Sanık … hakkında silinme koşulları oluşan sabıkasından başka kaydının bulunmadığı dikkate alınarak, hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nın 231.maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.