YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1333
KARAR NO : 2013/20291
KARAR TARİHİ : 17.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma, suç uydurma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda;
Müştekiye ait petrol istasyonunda, pompacı olarak çalışan sanığın akaryakıt satışından elde ettiği işyerine ait 1530 TL ile kendisine ait cep telefonunun yüzleri kapalı iki sahıs tarafından gaspedildiğini belirterek polise başvurduğu yapılan soruşturma sırasında, başvuru konusu olayın gerçekleşmediğini, paraya ihtiyacı olduğundan sözkonusu paranın kendisinde kalmasını sağlamak için uydurduğunu belirterek kolluk görevlilerine parayı koyduğu yeri gösterip müştekiye teslimini sağladığı anlaşılan olayda sanığın eyleminin suç uydurma ve güveni kötüye kullanma suçlarını oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1-Suç uydurma suçundan kurulan hükme yönelik incelemede,
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak
oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükme yönelik incelemede,
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre;diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın yağma olayının olmadığını bunu kendisinin uydurduğunu belirterek parayı sakladığı yeri kendi rızası ile kolluk görevlilerine göstermesi sonucu bahse konu paranın mağdura teslim edilmesi karşısında sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168 maddesini uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,17.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.