YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15494
KARAR NO : 2012/41028
KARAR TARİHİ : 11.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK.un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını Ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği,mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Sokak üzerinde yürümekte olan müştekinin yanına gelen sanık …’in müşteki ile tanışıp sohbet etmeye başladığı ve birlikte yürümeye devam ettikleri sırada,sanık …’in önceden anlaştıkları mizansen uyarınca diğer sanık …’nin yola attığı sarılı vaziyetteki mendili bulmuş gibi yaparak içine baktığı ve para olduğunu söylediği, bu sırada yanlarına gelen sanık …’nin buralarda para düşürdüğünü, bulup bulmadıklarını sorduğu, bulmadıklarını söyledikleri ve sanık …’nin yanlarından ayrılması üzerine, sanık …’in “senin paran var mı,onuda ver bulduğumuz para ile birlikte sayalım” diyerek müştekinin 430 TL’sini alıp mendilin içine koymuş gibi yaparak, mendili müştekiye verip bir bahane ile yanından ayrıldığı,müştekinin bir süre sonra mendili kontrol ettiğinde içerisinde para yerine gazete kağıtları olduğunu görerek şikayetçi olduğu olayda dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 11.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.