YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23603
KARAR NO : 2013/6839
KARAR TARİHİ : 15.04.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’ın…,… Restorant isimli işletmenin sahibi, diğer sanık …’ün de aynı yerde çalışan işçi olduğu, katılan …’in geçirdiği psikolojik rahatsızlık nedeniyle algılama yeteneğinin kısmen azaldığı dönemde, sanık …’ın katılanın bu durumundan faydalanarak işletmesine ortak olma ve müdür olarak ayda 5000 TL maaşla çalışma teklifinde bulunduğu ve katılan ile anlaştıkları, bu kapsamda katılanın kendisine ait evi sanık …’a, aracı ise sanık …’e devrettiği, ancak işletme ortaklığına ilişkin bir sözleşme ya da resmi bir devir yapamadığı, kısa bir süre adı geçen restorantta çalışan katılana, yaşının müsait olmadığını söyleyerek bu işten vazgeçmesini söyleyen sanık …’ın katılan ile sözde ortaklıklarına son verme konusunda anlaşmalarına rağmen, sanıkların ev ve otomobili iade etmeyerek dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği somut olayda;
Psikolojik rahatsızlığı Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Baştabipliğinin 04/04/2008 tarih ve 10455 sayılı raporu ile belirlenen, çevrede savurganlığı ile tanınan ve bilinen, Salihli Sulh Hukuk Mahkemesince 30.12.2008 tarihinde vesayet altına alınan katılan …’in, sanık … tarafından işletilen restorantın %50 hissesine karşılık, diğer sanık …’e sattığı … plaka sayılı aracın parası ile birlikte kendi adına kayıtlı bulunan …,… m2 miktarındaki 5 katlı betonarme bina ve arsasının 1/5 arsa paylı 2.kat ve 3 nolu meskeni 13/02/2008 tarihinde sanık …’a devir ettiği, sanığın, katılana vermesi gereken şirketin %50 hissesini vermediği gibi, katılandan aldığı taşınmazı 12 gün sonra 25/02/2008 tarih ve 1490 yevmiye ile … adlı kişiye sattığı olayda; katılan …’in suç tarihi itibariyle algılama yeteneğinin zayıflayıp zayıflamadığı Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastahanesi Sağlık Kurulundan ya da Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınıp saptanmadan, katılanların suça konu dairenin satışının iptali için Salihli Asliye Hukuk Mahkemesi’ne açılan davanın sonucu beklenmeden, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.