Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2020/11069 E. 2021/11147 K. 09.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/11069
KARAR NO : 2021/11147
KARAR TARİHİ : 09.11.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; Kadınhanı Devlet Hastanesinin ihtiyaçlarının karşılanması için 25193 ihale kayıt numarası ile 18/03/2010 tarihinde motorin alım ihalesi yapıldığını, 29/03/2010 tarihinde davalı şirket ile sözleşme yapıldığını, ilgili şirketin yapılan ihtarlara rağmen sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu nedenle sözleşmenin 18/01/2011 tarihli tutanak gereği feshedildiğini, 04/01/2011 ve 05/01/2011 tarihlerinde motorin alımı için davalı şirkete gidildiğinde motorinin olmadığının söylendiğini, sözleşmenin 34.1,2,3 maddeleri gereğince malın teslim edilmemesi halinde geciken her gün için %2 gecikme zammı uygulanarak tespit edilen miktar için davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, fakat davalı tarafından takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek; takibe vaki itirazın iptaline ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı; öncelikle söz konusu ihalenin dayanak alınarak doğrudan icra takibi yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, zira yargılama yapılması gerektiğini, takibe konu asıl alacak miktarının hangi kriterlere göre tespit edildiğinin belirtilmediğini, tutulan tutanakların da usulsüz olduğunu, davayla ilgili asıl önemli hususun sözleşmenin geçersizliği hususu olduğunu, sözleşmenin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 53/b-2 bendindeki tip sözleşme örneklerine, yönetmeliğin 15/2 bendindeki tip sözleşme örneklerine aykırı olduğunu, geçersiz sözleşmeye dayanarak hak talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen hüküm davalının temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesince verilen 07/03/2019 tarihli ve 2016/3800 E.-2019/3006 K. sayılı kararıyla; mahkemece, …’a yapılan tebliğin usulüne uygun olduğu kabul edilerek ve sözleşme hükümleri değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, işyerinde daimi çalışan …’a yapılan tebliğin usulsüz olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada; davanın kısmen kabulüne, takip dosyasına vaki itirazın 91 TL asıl alacak ve 3,21 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 94,21 TL üzerinden iptaline karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Taraflar arasında yapılan sözleşmenin geçerli olduğu, dosya kapsamından malın teslim edilmediğinin anlaşıldığı, sözleşmenin 34.1 maddesinde yazılı ihtar şartının gerçekleştiği, idarenin sözleşmenin 34. ve idari şartnamenin 51. maddeleri gereği cezai işlem uygulayarak icra takibi başlattığı ancak sözleşmenin ilgili maddeleri gereği gecikme cezasının hesaplanacağı bedelin sözleşme bedeli üzerinden değil süresinde teslimi yapılmayan motorin bedeli üzerinden hesaplanması gerektiği, dosya kapsamından teslim alınan motorin miktarını belgelendiren bir delilin olmadığı gerekçesiyle, mahkemece; teslimi yapılmayan motorin miktarı üzerinden hesaplama yapılması suretiyle karar tesisi doğru ise de, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesi ekinde sunulan icmal listesi ve fatura suretleri nazara alındığında; teslim edilmeyen motorin miktarının tespitine yönelik eksik araştırma ile karar verildiği anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece; ilgili motorin alımı icmal listesi ve fatura suretlerinin araştırılması ve bu hususta yeniden ek rapor aldırılması, raporun diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK’nın 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 6100 sayılı HMK’nın geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nın 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 09/11/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.