YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/356
KARAR NO : 2013/13513
KARAR TARİHİ : 18.09.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin,banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Bilişim sisteminden maksat,verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile
sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü,yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek … gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle,klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların, ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
Sanığın, internet ortamında MSN yoluyla görüştüğü katılana kendisini … olarak tanıttığı, katılan ile yaptığı telefon görüşmelerinde kendisinin yüzbaşı olarak görev yaptığını, Suriye’ye operasyon için gideceğini ancak hiç kimsesi bulunmaması nedeniyle mal varlığını katılana bırakmak istediğini, operasyondan sağ olarak döndüğü takdirde mal varlığını geri alacağını, ancak mal varlığını katılana verebilmek için vekaletname göndermek istediğini beyan ettiği ve vekaletname hazırlatmak için 560 TL noterlik masrafı göndermesini istediği bunun üzerine katılanın 560 TL parayı PTT kanalı ile kendisine bildirilen … adına havale yoluyla gönderdiği, parayı alan sanığın telefonunu ve MSN görüşmesini kapattığı böylece nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği somut olayda; katılanın daha önceden yüz yüze görüşmediğini iddia ettiği bir şahsın tüm mal varlığını kendisine bırakmak için noter vekâletine esas olmak üzere para almasının hayatın olağan akışına aykırı bir durum olduğu, katılanı kandırmaya uygun hileli bir davranıştan söz edilmesinin mümkün olmadığı ve sanığın savunmasının aksine mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 18.09.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy) (Karşı Oy)
MUHALEFET GEREKÇESİ;
Katılanın şüpheliye ait e-mail adresini dilekçesinde asikurt_…@hotmail.com olarak bildirmesine karşın … …[email protected] isimli adrese giren IP numarasını tespitinin istendiği, verilen cevabında sorulan yanlış mail adresi baz alınarak bildirildiği eksik inceleme olarak görülse bile sonuca etkili olmadığından eksik inceleme olarak değerlendirilmemiştir.
Müştekinin 27.11.2008 tarihli dilekçesine göre;
Netlog isimli sosyal portalda tanıştığı, daha sonra MSN’de konuştuğu, kendisini internet ortamında yüzbaşı, … mensubu ve Jitem elamanı olarak tanıtan ve ismini … olarak bildiren ve gerçek ismi … olan sanığın telefon numarasını yine chat ortamında vermesi üzerine katılanın adı gecen şüpheli ile konuşmaya devam ettiği olayda;
Müşteki … Mahkemede özetle:
Sanıkla internet üzerinden tanıştığını, kendisini yüzbaşı ve Jitem’ci olarak tanıttığını, akrabaları olmadığını tek başına olduğunu söylediğini, görüşmeleri sırasında operasyon amacıyla Suriye ülkesine sınır dışına çıkacağını tedbiren mal varlığını kendisine geçici olarak devretmek istediğini ancak kendisinin yolda olduğu için bir kısım işlemleri yapmak ve bu masrafları karşılamak için paraya ihtiyacı olduğunu söylediğini, bahsetmiş olduğu mal varlığından … Bankası şubesinde 64.750 TL, bir kısım devlet tahvili ile evleri, arabası olduğunu ifade ettiğini, bunları devretmek için yaklaşık masrafın 560 TL olduğunu söylediğini, sanık ile görüşmelerinin 2 Kasım 2008’de başladığını, 20 Kasım 2008’de de bu görüşmelerin geçtiğini, birkaç gün önce küpelerini değiştirdiğini sanığa internette söylediğini, bu nedenlesanığın parası olduğunu düşündüğünü, bankada olan parasından çekip 560 TL’yi PTT havalesi ile şüpheliye gönderdiğini, daha sonra aralarında geçen telefon görüşmelerinde dolandırıldığını, parasını geri iade etmesini sanığa ilettiğini, ancak herhangi bir iadenin söz konusu olmadığını, … ili Işıklar Beldesi Belediyesi’nde çalışan Tanık … ile görüştüğünde tanığın sanığın durumunun iyi olmadığını, bu nedenle parayı iade edemediğini söylediğini,
Beyan etmiştir.
Tanık … talimatla alınan beyanında özetle;
…’un müşteki ile görüşmek üzere telefonunu alıp aradığını, ancak görüşemediğini, daha sonra müştekinin kendisini aradığını, görüşmelerinde sanığın kendisini dolandırdığını, sanığa ulaşırsa kendisini aramasını söylediğini, bunun üzerine sanık … ile görüştüğünü, İbrahim’in kendisine ismi geçen müştekinin
Şikâyette bulunduğunu, ancak okuyan çocuğu olduğunu, hatta çocuğunun yakında astsubay çıkacağını, bu dava kapanmaz ise çocuğu yönünden aleyhe sonuçlar doğacağını, bu nedenle kadına parayı iade edeceğini söylediğini,
İfade etmiştir.
Dosya kapsamına göre katılanın sanığa para gönderdiği sabittir.
Mahkeme gerekçesinde; katılanın daha önce yüz yüze görüşmediği sanığa, tüm malvarlığını üzerine devretmek için noter vekâletine esas olmak üzere para göndermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu bildirmişse de;
Aynı mantıkla katılanın sanığa borç vermesinin de hayatın olağan akışına uygun bulmamak gerekebileceği düşünülmüştür.
Kanun dolandırıcılık suçunun oluşması için hileli davranışı yeterli görmektedir.
Müştekinin dilekçesi, tüm aşamalarda ki istikrarlı beyanı, müştekinin anlatımını doğrular tanık anlatımı ve dosya bir bütün olarak birlikte değerlendirildiğinde;
Şüphelinin eyleminin TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenen bilişim sisteminin araç olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ve suçun sübut bulduğu kanısına ulaşıldığından karara muhalif kalınmıştır. 18.09.2013