Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/4023 E. 2021/4885 K. 16.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4023
KARAR NO : 2021/4885
KARAR TARİHİ : 16.09.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması üzerine Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin 21/02/2020 tarih ve 2020/İHK-4004 sayılı itirazın reddine dair verilen kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
K A R A R
Davacı vekili; davalı … şirketi nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan müvekkiline ait aracın tek taraflı trafik kazası sonucu hasarlandığını belirterek 160.000,00 TL zararın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, istiap haddinin aşılması nedeniyle aracın kontrolünün kaybedildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, kazanın münhasıran istiap haddinin aşılması nedeniyle meydana gelmediği ve davacının rücu hakkı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu araç hasarı nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, talebin kabulü, ile 160.000,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince, davalı vekilinin itirazı üzerine; itirazın reddine karar verilmiş, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu kazaya ilişkin olarak düzenlenen 04/05/2019 tarihli trafik kazası tespit tutanağında, sigortalı aracın seyri sırasında kaza mahalline geldiğinde aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek gidiş istikametine göre yolun sağında bulunan bankete düşüp toprak zemine çarpması sonucu kazanın meydana geldiği, kazanın oluşumunda dava dışı sürücünün aracının hızını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektiği şartlara uydurmamak kuralını ihlal ettiğinin tespit edildiği görülmektedir.
Öte yandan, yargılama sırasında eksper bilirkişiden alınan 11/10/2019 tarihli raporda; dava konusu edilen çekicinin yüklü vaziyette ağırlığının tartı toleransına göre 42.000 kilogram edeceği bildirilmiş olup kazanın gerçekleştiği sırada yüklü vaziyette iken ağırlığının ne olduğu belirtilmemiş olup aracın istiap haddinin aşılıp aşılmadığına, aşılmış
ise bu durumun kazaya sebebiyet verip vermeyeceğine ilişkin bir değerlendirmenin olmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan bu hususların aracın kaza anındaki istiap haddinin aşılıp aşılmadığı, dolayısıyla, kazaya münhasıran etken olup olmayacağının tespiti yönünden önemli olduğu açıktır.
O halde, mahkemece, dosyanın bilirkişi heyetine tevdii ile açıklanan hususlar yeniden değerlendirilip, kaza anında aracın istiap haddinin aşılıp aşılmadığı ve istiap haddi aşılmış olsa bile kazanın münhasıran istiap haddi aşılması nedeniyle meydana gelip gelmediği, istiap haddi aşılması dışında başka etkenlerin de kazaya sebebiyet verip vermediği yönünden, duraksamaya yol açmayacak ve meydana gelen çelişkileri giderecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık ek bir rapor alındıktan sonra, davacının rücu hakkının bulunup bulunmadığı konusunda tüm dosya kapsamı birlikte irdelenerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine,16/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.