YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/16560
KARAR NO : 2013/13447
KARAR TARİHİ : 17.09.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de,birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin,
başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü,yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek … gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için,dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların, ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
Sanık …’un, katılan …’e ait … Bank’tan aldığı … ve numaralı ve … numaralı iki adet kredi kartının bilgileri ile katılanın kimlik bilgilerini ele geçirdiği, bu bilgilerden hareketle çok sayıda … yerinden harcama yaptığı, bu kapsamda; katılan …’nun muhasebe müdürlüğünü yaptığı … Mağazası’na 07/04/2011 tarihinde giderek kendisini … olarak tanıttığı, nişanlı olduğunu, yeni ev döşediğini ve ev eşyası satın alacağını söyleyerek ödemelerini mail order yöntemiyle yapabileceğini, zira kredi kartının şifresini unuttuğunu, yanında nüfus
cüzdanının da olmadığını beyan ederek … yerinde gerekli güveni sağladıktan sonra, mail order yöntemiyle … numaralı kredi kartından 7.880 TL’lik harcama yaptığı,
06/04/20122 tarihinde katılan …’in yetkilisi olduğu … Mağazası’na giderek kendisini Petrol İstasyonu sahibi olarak tanıttığı ve bilgisayar satın almak istediğini söylediği, mağaza çalışanlarında güven yaratarak mail order yöntemiyle …’e ait … numaralı kredi kartından 3.150 TL’lik harcama yaparak bilgisayar satın aldığı,
Katılan …’in yetkilisi olduğu … isimli … yerine 05/04/2011 tarihinde giderek kendisini yine Petrol İstasyonu sahibi olarak tanıttığı, katılan …’e ait her iki kart bilgilerini de kullanarak üç adet Nokia marka cep telefonu satın aldığı, 07/04/2011 tarihinde de aynı … yerinden bir adet Nokia marka cep telefonu ve 300 TL’lik kontör satın alarak toplamda 3.300 TL’lik harcama yaptığı,
Katılan …’in … yerine 05/04/2011 tarihinde giderek kendisini petrol istasyonu sahibi olarak tanıttığı, mağaza çalışanlarında güven yarattıktan sonra mail order yöntemiyle …’e ait her iki kart bilgilerini de kullanarak iki adet … marka cep telefonu ve bir adet … Desire marka cep telefonu satın alarak 3.930 TL’lik harcama yaptığı,
Katılan …’in … yerine 11/03/2011 tarihinde giderek yine kendisini petrol istasyonu sahibi olarak tanıttığı, … yeri çalışanlarında güven yarattıktan sonra mail order yöntemiyle …’e ait …numaralı kredi kartı ile üç adet … marka cep telefonu satın alarak 4.890 TL’lik harcama yaptığı,
Sanığın, 2011 yılı Mart ayı içerisinde, internet ortamında İslami Evlilik isimli internet sitesinde katılan … ile tanıştığı, kendisini … olarak tanıttığı ve … adamı olduğunu, …’de … makineleri kiraladığını, ayrıca katılan ile evlenebileceğini söyleyerek katılanda güven yarattığı, tanışmalarından yaklaşık 10 gün sonra katılanı telefonla arayarak … ilinde olduğunu, acilen paraya ihtiyacı olduğunu söylediği ve 3.000 TL. para istediği, katılanın da babasına ait kredi kartından 1.700 TL çekerek sanığa gönderdiği iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda;
1- Sanık hakkında katılan …’a yönelik basit dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2- Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve kredi kartının kötüye kullanılması suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanığın, katılan …’ün … Bank’dan aldığı iki adet kredi kartı bilgilerini ve kimlik bilgilerini ele geçirerek, mail order sistemini kullanmak suretiyle katılanlar …, …, …, … ve …’e ait mağazalardan değişik tarihlerde alışveriş yapmak şeklindeki eylemlerinin bir bütün olarak zincirleme şekilde banka ve kredi kartının kötüye kullanılması suçunu oluşturacağı ve 5237 sayılı TCK’nın 245/1, 43 maddeleri uyarınca cezalandırılması ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden, ayrıca her bir katılana yönelik banka ve kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarının oluştuğunun kabulü ile, bu suçlar yönünden de mahkumiyet hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17/09/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.