Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/2733 E. 2013/14999 K. 07.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2733
KARAR NO : 2013/14999
KARAR TARİHİ : 07.10.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Katılan …’nun, kardeşi olan sanık …’ na, 17.09.1984 tarihinde … ili … helvacı mevkiindeki … parsel üzerinde bulunan taşınmazı ile ilgili olarak tasarrufta bulunma yetkisini içeren vekaletname verdiği; ancak daha sonra
görmüş olduğu lüzum üzerine, 23.11.1990 yılında … 15.Noterliğince düzenlenen azilname belgesi ile sanık …’nun, … parselde kayıtlı taşınmaza ait tasarruf yetkisine son verdiği, bu azilnamenin sanığa tebliği edildiği, ancak azil işlemlerine rağmen sanık …’nun, … ilinde bulunan ve vekaletnameye konu edilen taşınmazlar ile ilgili işlemleri yapmaya devam ettiği, bahse konu taşınmazların sanık … tarafından diğer sanıklar …, … ve …’na kiraya verildiği, bu şekilde haksız olarak kiraladıkları arazilerde tarımsal faaliyette bulunan sanıkların hazineden doğrudan gelir desteği alarak kamu kurumu aleyhine haksız kazanç sağladıklarının iddia edildiği olayda; yargılama dosyası içerisinde DGD dosyalarına ilişkin herhangi bir vekaletnameye rastlanılmadığı, katılan … tarafından kardeşi olan sanık …na … 15.noterliği tarafından 17.09.1984 tarih ve 25551 numara ile verilmiş olan vekaletnamenin sadece … ili merkez … helvacı mevkiinde bulunan … parselle iligli olduğu, vekaletname bu arazi dışındaki herhangi bir araziyi kapsamadığı, buna rağmen sanık …’nun, müşteki ismi altına imza atmak suretiyle …, …, … ve … numaralı parselleri diğer sanıklara kiraya verdiği, DGD ödemesi için sanıklar tarafından tarım müdürlüğüne sunulan dosyadaki muvafakatnamelerdeki imzaların da müştekiye ait olmadıkları belirlenmiş ise de; sahtecilik suçundan açılan dava bulunmaması, uyuşmazlığa konu araziler üzerinde sanıklar tarafından tarımsal faaliyetlerde bulunulduğu ve DGD ödemelerinin, arazinin sahiplerine değil; bizzat kullananlara ödendiği nazara alındığında, DGD ödemesinde müştekinin ve kamu kurumunun zararları olmadığı anlaşıldığından, mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 07.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.