Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/298 E. 2013/13438 K. 17.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/298
KARAR NO : 2013/13438
KARAR TARİHİ : 17.09.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanığın, almış olduğu sahte müstahsil makbuzlarını, … İl Tarım Müdürlüğüne vererek karşılığında 2005/8503 sayılı Bakanlar Kurulunun Hayvancılığın Desteklenmesi Hakkındaki Karar ve Tebliğine göre 5.400-TL süzme bal desteği aldığı, sahte müstahsil makbuzlarını … İl Tarım Müdürlüğüne vererek, kurumun zararına kendine menfaat temin etmek suretiyle kamu kuruluşunun zararına dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda; sanığın bal ticareti ile uğraştığına dair … yazısına göre çiftçi olup arıcılıkla uğraştığı, suç tarihinde ürettiği balları satarak satım karşılığında aldığı müstahsil makbuzunu İl Tarım Müdürlüğüne ibraz ettiği ve bal destekleme parasını aldığı, sunulan müstahsil makbuzu üzerinde herhangi bir silinti, kazıntı ve oynama olmadığı, sanığın savunmalarında, ürettiği balı bal ticaretiyle uğraştığını söyleyen ve … isimli şahısla ortak çalıştığını belirten Murat Bayantemur’a sattığını ve bu şahsın müstahsil makbuzu düzenleyerek kendisine verdiğini, makbuzun gerçek olup olmadığını bilmesinin mümkün olmadığını beyan ettiği ve aksi dosya kapsamına göre ispat edilemeyen sanığın savunmasına itibar edilerek, ürettiği balları gerçek olduğu anlaşılan ticaret yoluyla sattığı kişilerden aldığı makbuzu ibraz ettiğinin kabul edildiği, sahte müstahsil makbuzu veya içeriği itibarıyla sahte müstahsil makbuzunu bu durumu bilerek sunduğuna dair her türlü şüpheden uzak, cezalandırmaya yetecek, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince, sanığın atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; O Yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 17/09/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.