YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2748
KARAR NO : 2013/14991
KARAR TARİHİ : 07.10.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında sıfatı “Müşteki” olarak sehven yazılmış olan …’nun (… İnşaat Akaryakıt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketini temsilen) sıfatının mahallinde “Katılan” olarak düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü, yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek … gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların, ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
Şikayetçi … Gıda San ve Tic Ltd Şirketi, satmış olduğu akaryakıtın karşılığı olarak, … Tekstil Giyim ve Tic Ltd Şti’nin sorumlusu olan sanığın vermiş olduğu, keşide yeri … olan, 12.06.2008 keşide tarihli, … İnşaat Akaryakıt San ve Tic Ltd şirketi emrine düzenlenen, 5707.50 TL bedelli olan çek ile keşide yeri … olan, 25.05.2008 keşide tarihli, … İnşaat Akaryakıt San ve Tic Ltd şirketi emrine düzenlenen, 11.884.50 TL bedelli olan çekleri süresi içerisinde ibraz ettiği ancak karşılığının bulunmadığı, … Tekstil Giyim Sanayi ve Ticaret limited ünvanlı şirkette imzaya yetkili kişilerin, şirket ortaklar kurulunun 21.04.2006 tarihli ve 11 sayılı kararına göre …, …,…, … ve Yener İşletge olarak belirlendikleri, bu şekilde şirketi temsil ve ilzamın bu yetkili kişilerden en az iki kişinin atacağı imza ile mümkün olacağının belirtilerek, 01.06.2006 tarihli Türkiye Ticaret Sicili gazetesinde de bu hususun ilan edildiği, bu şekilde sanığın ancak çift imza ile keşide edilmesi gereken çekleri, tek imza ile keşide ederek
katılan şirkete vermesi şeklinde gerçekleştiği iddia olunan olayda; sanığın, katılan şirkete, aralarında var olan ticari bir ilişkiye istinaden, temsilcisi olduğu şirket adına çek düzenleyerek verdiği, çeklerin karşılıksız kalması sonrasında borcunu inkar etmeyerek, 12.06.2008 düzenleme tarihli olan çekin bedelini katılan şirkete ödediği, katılan şirket tarafından yapılan icra takibi sürecinde de söz konusu çeklerin geçerli olmadığına yönelik herhangi bir itirazının bulunmadığı, sanığın, çekin şirket yetkilisi ikinci bir kişi tarafından imzalanmadığından haberinin olmadığına dair beyanlarının aksini gösterecek bir delilin de bulunmaması karşısında; mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 07.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.