YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/16947
KARAR NO : 2013/13451
KARAR TARİHİ : 17.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Müştekiler vekilin temyiz istemine yönelik incelemede;
15.03.2007 tarihli oturumda müştekiler ve vekillerine 5271 sayılı CMK’nın 234. maddesindeki hakları ile katılma hakkı da açıkça belirtilerek hatırlatıldığı halde 5271 sayılı CMK’nın 238. maddesi uyarınca, davaya katılma isteminde bulunmayan ve katılan sıfatını almayan müştekiler ile vekillerinin hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından, müştekiler vekilinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanığın temyiz istemine yönelik incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın 21.11.2005 tarihinde okul öğrencilerini izlediği sırada öğrenci …’ın elindeki cep telefonunu farkederek, bir sonraki teneffüste önce öğrencinin yanına gidip, onun görmesini sağlayacak şekilde müdür odasına girip çıktıktan sonra öğrenciye elinde belgeleri gösterir şekilde, benimle gel müdüre söyledim izin verdi önce başka bir okula sonrada bankaya
gideceğiz deyip bir yandan yürüyerek mağdura sorgulama imkanı vermeden araca binmesini sağladığı yakın bir okul önünde durarak mağdurdan cep telefonunu istediği mağdurun cep telefonunu vermesi üzerine okula gidip 5/c sınıfından … öğretmeni çağırmasını istediği mağdur okula girince oradan uzaklaştığı; yine sanığın 19.02.2006 tarihinde müşteki …’in çırak olarak çalıştığı … yerine gelip kendisini … olarak tanıtarak, müştekiyi hedeflediği halde onu doğrudan etkileyecek ve sorgulama eğilimini ortadan kaldıracak şekilde kalfası ile görüşerek gelin başı yaptıracağını, bu … için malzeme göndereceğini söyleyerek kalfanın müştekiyi göndermesini sağlayıp birlikte … yerinden çıktıktan sonra sokakta bir apartmanın önünde durup zili çaldığı orada beklemeye devam ederek müştekiden cep telefonunu istediği vermesi üzerine müştekiye … ‘e ait kimlik fotokopisini vererek 5 bina ileride 6 nolu daireden para verecekler diyerek gönderdikten sonra olay yerinden uzaklaşmak şeklinde gerçekleşen eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir
Müşteki …’ın olayın üzerinden iki yıldan fazla zaman geçtikten sonra duruşmada kendisine gösterilen sanığı tam olarak hatırlayamadığını ancak poliste fotoğraftan teşhiş ettiğini belirtmesi karşısında yıllar sonra sanıkta meydana gelecek olası değişim hafızadaki bilgilerin zayıflaması ihtimali dikkate alındığında tanığın yeniden teşhisinin sağlıklı olmayacağı, okul müdürü olan tanığın hazırlıkta fotoğraf üzerinden sanığı teşhis etmiş olduğu fotoğrafın tanımaya elverişli olduğunun anlaşılması karşısında tebliğnamede bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 17.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.