Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/323 E. 2013/13492 K. 18.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/323
KARAR NO : 2013/13492
KARAR TARİHİ : 18.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’ın emlakçılık yaptığı, katılan …’ın, sanıktan evinin yakınındaki bir taşınmazı kızı tanık … adına satın almak istediği, bunun üzerine katılanın, sanığın aracılığıyla … ile satış sözleşmesi imzaladıkları ve sanığın katılandan 1000 TL kapora ve 2000 TL tapu masrafı aldığı, tescil işlemi için tapuya gittiklerinde taşınmazın hisseli olduğunun anlaşıldığı, bu nedenlerle satışın gerçekleşmediği ve katılanın taşınmazı almaktan vazgeçtiği, verdiği paradan 1400 TL’yi sanıktan geri aldığı olayda; sanığın dile getirdiği ileri sürülen yalanın yasa koyucunun öngördüğü anlamda hileli davranış olarak kabul edilip edilemeyeceğinin
tespiti amacıyla, sanık ile katılan arasındaki görüşmelere ilişkin bilgi sahibi olduğu anlaşılan; …, … …, … …, …, …’ın tanık sıfatıyla dinlenilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.