Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/900 E. 2013/15184 K. 09.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/900
KARAR NO : 2013/15184
KARAR TARİHİ : 09.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde;
Sanığın içerisinde bulunduğu otomobil ile caddede yürümekte olan katılan …’ın yanına yaklaşıp … … Camiinin yerini sorup kendilerini götürmesini istemesi üzerine katılanın otomobile bindiği, sanığın ve katılanın …’lu çıkmaları nedeniyle katılanın sanığa karşı güveninin arttığı, arabanın şoförlüğünü yapan diğer sanık …’ün sanık …’ye “baba, başkasına yapacağın hayrı bu kişilere yapalım madem hemşehriymişiz” demesi üzerine sanık …’nin katılana Hollanda’dan emekli olduğunu, çocuğunun bir kaza geçirdiğini, kazadan kurtulması nedeniyle hayır
yapmaya karar verdiğini söyleyerek 1.000,00 TL para vermesi halinde 2.100,00 TL değeri olan Hollanda parası vereceğini söylediği, araba ile oğlunun evine gittiklerinde katılanın durumu gelini olan katılan …’ye anlatması sonrası …’nin 1.000,00 TL parayı temin edip sanıklara verdiği ve karşılığında aldığı paradan kuşkulanması üzerine sanığın katılana “biz hemşehriyiz, size yanlış yapar mıyız” diyerek ikna ettiği ve yabancı parayı verip Türk parasını alarak olay yerinden uzaklaştıkları, sonrasında katılanların kendilerine verilen paranın ülkemizde alım-satımı ve dolaşım kabiliyeti bulunmayan Peru parası olduğunu öğrendikleri olayda, mahkemenin “dolandırıcılık” suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 09.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.