YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14248
KARAR NO : 2013/13198
KARAR TARİHİ : 12.09.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, , …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …,
…, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … , …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … hakkında nitelikli dolandırıcık ve özel belgede sahtecilik suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmıyan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.Vergi denetmeni tarafından 2007 yılında sanık …’nin yetkilisi olduğu … Tarım Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti’ye ait mali kayıtlar üzerinde yapılan incelemede çiftçilerden müstahsil makbuzu ile ürün alınmış gibi gösterildiği, gerçekte herhangi bir mal alımının yapılmadığı, yüzde iki komisyon karşılığında kotasını dolduramayan çiftçilere makbuz verildiği, sanık çiftçilerin de bu makbuzları ibraz ederek doğrudan gelir desteği almak istedikleri, söz konusu makbuzların bir kısmının bizzat … tarafından bir kısmının ise yine müstahsil olarak faaliyet gösteren başka sanıklar tarafından düzenlenerek kullanıldığının iddia edildiği somut olayda;
Dosyada mağdur sanık olarak yer alan çiftçilerin bir kısmı doğrudan gelir desteklerini alamadıklarını, bir kısmı ise kendilerinden yüzde iki komisyon kesilerek ürün bedellerinin eksik ödendiğini iddia ederek şikayetçi olmuşsa da kesilen yüzde iki komusyonun Gelir Vergisi Kanununun 94. maddesi gereği devlete ödenen stopaj kesintisi olduğu, aradan geçen süre gözetilerek sanık çiftçilerin gerçekten üretim yapıp yapmadıklarının, yapmışlar ise miktarının tespitinin mümkün olmadığı, kaldı ki … Valiliği Tarım İl Müdürlüğünün, Bakanlık Hukuk Müşavirliği, Teftiş Kurulu Başkanlığı ve İç Denetim Birim Başkanlığının görüşlerini aldıktan sonra 17.10.2008 tarihli kararı ile desteklemeye konu tarımsal faaliyetin gerçek, ürünlerin de gerçek mal hareketine dayalı olduğu tespit edilerek sanık çiftçilere doğrudan gelir desteği ödemelerinin yapıldığı, özel belgede sahtecilik suçu bakımından ise makbuz içeriklerinin gerçeğe aykırı olduğunu gösterir suç isnadının temelini oluşturan sanık …’nin vergi denetmeni huzurunda verdiği ve daha sonra inkar ettiği ifadesinden başka delilin bulunmadığı, sanıkların bir kısmının … adına müstahsil makbuzu düzenlendiği iddia edilse de önceden verilen rıza üzerine makbuzların düzenlendiğinin anlaşılması karşısında sanıkların sahtecilik kastı ile hareket edip sanık …’nin eylemlerine iştirak ettiklerine yönelik delil bulunmadığı, sanık …’ye yönelik suçlamaların sübut bulmadığı takdirde diğer sanıklara yöneltilen suçlamaların tamamının dayanaksız kalacağı gerekçesi ile tüm sanıklar hakkında dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanıklar …, …, …, …, …, …, …,…, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … hakkında kurulan beraat hükümleri ile sanık … Sağ hakkın kurulan düşme hükmünün temyiz incelemesinde;
Sanıklar arasında … Sağ’ın bulunmadığı, sanık …’ın 08.07.2008 tarihinde vefat ettiği, sanık … Sağ ile …’ın aynı kişi olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre maddi hatanın mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Sanıkların hüküm tarihinden sonra vefat ettiklerinin UYAP’tan temin edilen nüfus kayıtlarından anlaşılması karşısında; haklarında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK.nun 64/1.maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş,katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.