YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16207
KARAR NO : 2021/6309
KARAR TARİHİ : 06.10.2021
MAHKEMESİ : Kırıkhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi tazminat davalarının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 30/04/2019 tarihli 2016/11845 Esas-2019/5351 Karar sayılı ilamında; “Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda BK.’nun 43. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Somut olayda; davacı …’in, dava dışı sürücü …’in eşi olduğu, olay günü de davacının, sürücü …’in aracında yolculuk ettiği sırada trafik kazasının meydana geldiği ve davalıların hatır indirimi savunmasında bulunmadığı anlaşılmıştır. Maddi ve manevi menfaattin bulunduğu akrabalar arasındaki bu taşımada hatır taşıması bulunmamasına rağmen aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” hususlarına değinilerek hükmün davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda asıl dava yönünden 150.626,00 TL maddi tazminatın ilk dava tarihi olan 21/07/2014 tarihinden itibaren başlayacak yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, birleşen dava yönünden ise 4.822,22 TL geçici iş göremezlik ve 169.046,54 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 173.868,76 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 28/10/2020 tarihinden itibaren başlayacak yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen bozmanın gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; mahkemece verilen ilk kararda dosya kapsamında alınan 06/04/2015 havale tarihli kusur raporuna göre davadışı sürücü … …’in meydana gelen
kazada % 20, karşı aracın sürücüsü davadışı …’ın ise % 80 oranında kusurlu olduğu, mahkemece bu kusur oranı benimsenerek 13/11/2015 havale tarihli aktüer bilirkişi raporunda hesaplanan 150.626,00 TL tazminattan hatır taşıması indirimi düşüldükten sonra bakiye tazminatın araç sürücülerinin kusuru oranında paylaştırılarak davalı … şirketlerinin sorumlu oldukları tazminat miktarına hükmedildiği, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine kararın Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi tarafından davacı …’in dava dışı sürücü …’in eşi olması nedeniyle davaya konu yolculuğun hatır taşıması kapsamında olmadığı gerekçesiyle bozulduğu, söz konusu bozma ilamında hatır taşıması iddiası haricinde karara ilişkin herhangi bir bozmanın yapılmadığı, buna göre ilk kararda benimsenen kusur oranlarının ve bu oranlara göre davalı … şirketlerinin sorumlu oldukları miktarların belirlenmesi gerektiği hususunun kesinleştiği, buna rağmen mahkemece Kırıkhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/255 Esas sayılı dava dosyasında alınan, ATK İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 25/02/2015 tarihli kusur raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davadışı sürücü …’ın %100 kusurlu ve davadışı sürücü … …’in kusursuz olduğu gerekçe gösterilerek asıl ve birleşen davada alınan aktüer bilirkişi raporlarında hesaplanan tazminatın tamamından her iki davalı … şirketinin birlikte sorumlu olduğuna karar verildiği, oysaki asıl ve birleşen dava dosyalarında hesaplanan tazminattan davalı … şirketlerinin ilk kararda kesinleşen kusur oranlarına göre sorumlu olması gerektiği anlaşılmıştır.
Şu durumda mahkemece, ilk kararda benimsenen ve Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin bozma ilamında bozma konusu yapılmayarak kesinleşen kazanın meydana gelmesinde davadışı sürücü …’ın % 80 kusurlu ve davadışı sürücü … …’in % 20 kusurlu olduğu hususu kabul edilerek, uyulmasına karar verilen bozma ilamı gereğince hatır taşıması indirimi yapılmaksızın asıl ve birleşen dava dosyalarında hesaplanan tazminatın davalı … şirketleri arasında bu kusur oranına göre paylaştırılarak hesap yapılması gerektiği gözetilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
2-Davalı … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya kapsamından; davalı … vekilinin 30/04/2021 tarihli dilekçesinde, mahkemece hüküm kurulmasının ardından davacı vekili ile sulh olunduğunu ve ibraname uyarınca davacı vekiline ödeme yapıldığını, sulh olunması sebebiyle davanın konusuz kaldığını, davacı vekili tarafından da davadan feragat edildiğini, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
Şu durumda sulhe ve feragata ilişkin belgeler getirtilerek, taraf vekillerinin vekaletnamelerinde sulh ve feragat yetkisi bulunup bulunmadığı da denetlenmek suretiyle sulh hakkında karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (1) ve (2) no’lu bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, davalıların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 06/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.