YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17306
KARAR NO : 2021/21649
KARAR TARİHİ : 16.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I)Müşteki kurum vekilinin görevi yaptırmamak için direnme suçu bakımından yaptığı temyiz talebinin incelenmesinde;
Görevi yaptırmamak için direnme suçu bakımından doğrudan zarar görmeyen İçişleri Bakanlığının kurulan hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla, bu suç yönünden temyiz başvurusunun 5320 sayılı kanunun 81/1 maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317.maddesi gereğince REDDİNE,
II)Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyizinin incelemesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15/04/2020 gün ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10.maddesi ile TCK’nın 53.maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
III)Sanık hakkında kamu malına zarar verme suçu bakımından kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
5271 sayılı CMK’nın 260. maddesinin birinci fıkrası gereğince “Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan” İçişleri Bakanlığı vekilinin temyiz dilekçesinin sanık kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik olarak katılma talebi niteliğinde olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 237/1. maddesi uyarınca suçtan zarar görenin yasal yollara müracaat hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Müşteki kurumun duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle CMK’nın 233 ve 234. maddelerine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve şikayetçi İçişleri Bakanlığı vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 16/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.