YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23943
KARAR NO : 2013/7086
KARAR TARİHİ : 17.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık (Değişen Suç Vasfı Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma)
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığın, ” … Cumhuriyet” isimli … yerinin işletmecisi olduğu, bu … yerine gelen kişilerden elektrik, su ve telefon fatura bedellerini tahsil ederek, fatura başına 50 kuruş komisyon karşılığında, kendisine ait banka hesabına bağlı internet bankacılığı aracılığıyla tahsil ettiği fatura bedelini ilgili kurum hesabına yatırdığı, yaptığı tahsilat karşılığında bilgisayar çıktısı üzerine “tahsil edilmiştir” kaşesi basıp verdiği, bu kapsamda şikayetçi …’den su faturası olarak değişik zamanlarda tahsil ettiği 41,12 TL ve 61,42 TL toplamı olan 102,54 TL’yi ilgili kuruma yatırmayarak uhdesinde tuttuğu şeklindeki eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 155/1.maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, yazılı şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1-Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
2-Sanığın, 05.11.2007 ve 26.11.2007 tarihlerinde şikayetçiden tahsil ettiği fatura bedellerini ilgili kuruma yatırmayarak, aynı kişiye karşı, aynı suçu değişik zamanlarda işlemesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 43/1.maddesi gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.04.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.