Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/23374 E. 2013/6618 K. 10.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23374
KARAR NO : 2013/6618
KARAR TARİHİ : 10.04.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığına ” … ” olarak yanlış yazılan sanığın adının mahallinde nüfus kaydına uygun olarak ” … ” şeklinde düzeltimesi mümkün görülmüştür.
Başka bir suç nedeniyle Antalya Kapalı Cezaevinde tutuklu olduğu anlaşılan sanığın, 30.07.2008 tarihinde, istinabe mahkemesince alınan ifadesinde yasal haklarını anladığını, duruşmadan vareste tutulmak istediğini, savunmasını kendisinin yapacağını beyan ederek savunmasını yapmış olması karşısında, başka suçtan hükümlü sanığın duruşmada hazır edilmeyerek savunma hakkının kısıtlandığına ilişkin tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
1-5237 sayılı TCK’nın 158.maddesinin 2.fıkrasındaki nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için, suç failinin ismen söylemese bile kimden söz edildiğini karşı tarafın anlayacağı şekilde makamı, rütbesi, ünvanı ve lakabını söylediği kamu görevlilerini tanıdığını hatırının sayıldığını, işini yaptıracağını söyleyerek mağduru kandırması gerektiği, somut olayda ise; sanığın, isminin Çetin Varlı olduğunu kendisinin Kültür Bakanlığında danışman olduğunu söyleyerek katılanı Kadıköy Belediyesinde şoför olarak işe aldırabileceği vaadinde bulunmak suretiyle menfaat temin etmesi şeklindeki eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 157. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin aynı kanunun 158/2.maddesi gereğince mahkumiyet hükmü kurulması,
2-Eyleminin zincirleme biçimde gerçekleşmesi nedeniyle verilen cezanın 5237 sayılı TCK.nın 43/1. maddesi uyarınca arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.