Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/17170 E. 2012/42939 K. 08.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17170
KARAR NO : 2012/42939
KARAR TARİHİ : 08.10.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi evrakta sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;sanığın, şikayetçiden mal alarak … keşideli 7.600 TL tutarlı çekin arkasını … sahte ismiyle cirolayarak verdiği, inandırıcı olması için de kendi fotoğrafını yapıştırdığı … adına düzenlenmiş nüfus cüzdan fotokopisini verdiği, yapılan araştırma sonucu çekin çalıntı olduğunun anlaşıldığı, sanığın bu şekilde sahte kimlik ve belge düzenleyerek kullandığı ve şikayetçyi kandırarak menfaat temin etmesi eylemlerinde dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yerinde görülmeyen sanık müdafiinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sahte çek düzenleme eyleminin, TCK’nun 158/1-f maddesinde öngörülen banka ve kredi kurumlarını araç olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde 5237 sayılı TCK’nun 157/1. maddesi gereğince ceza tayini,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, bunun gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin de yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği halde TCK’nun 61. maddesindeki ölçütlere göre gerekçe gösterilmeksizin dolandırıcılık suçundan verilen adli para cezasının alt sınırın üzerinde 300 gün olarak tayin edilmesi,
3-Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümde sanığın, … adına düzenlenmiş nüfus cüzdanının resim kısmına kendi fotoğrafını koyarak elde ettiği fotokopi belgenin iğfal kabiliyetini haiz olmaması karşısında, bu eylemi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nun 43/1 maddesi ile cezasından arttırım yapılması,
4-Hükümden sonra 08.02.2008 gün ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi gereğince, “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 08.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.