Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/23055 E. 2013/6546 K. 09.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23055
KARAR NO : 2013/6546
KARAR TARİHİ : 09.04.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Opel bayii olan katılan … Sağlık ve Turizm Ltd. Şti’den 2006 model opel astra marka araç satın alan sanığın, paranın bir kısmını peşin olarak verdiği ve kalan 18.500 TL’si için katılan … ve Kredi Bankasından (suç tarihi itibariyle… A.Ş.) taşıt kredisi kullandığı, katılan banka tarafından araç üzerine rehin konulduğuna ilişkin yazıyı Trafik Tescil Şube Müdürlüğüne götürmeden, Eyüp Kaymakamlığı İlçe Emniyet Müdürlüğü adına düzenlenmiş 27.01.2006 tarihli araç üzerine rehin konulduğuna dair sahte belgeyi katılan Opel Bayiine götürdüğü ve aracı teslim aldığı, araç ruhsatına rehinli olduğuna dair şerh düşülmediğinden aracı teslim aldıktan kısa bir süre sonra 07.02.2006 tarihinde üçüncü bir kişiye sattığı ve bu şekilde
nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan somut olayda; sanığın kredi başvurusu üzerine 20.01.2006 tarihinde kredi ödemesinin yapıldığı, araç üzerine rehin konulduğuna ilişkin yazının ise 27.01.2006 tarihli olduğu ve bu tarihte düzenlendiği, bankaya ibraz edildiği, ancak kredinin sanığa ödenmesinden dolayısıyla borcun doğumundan sonra sahte belge düzenlemek suretiyle oluşan eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturmadığı anlaşıldığından verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 09.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.