Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/10174 E. 2013/12259 K. 02.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10174
KARAR NO : 2013/12259
KARAR TARİHİ : 02.07.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir. Taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir.
Bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girildikten sonra çıkmayan kişi konut dokunulmazlığı suçunu işlemiş olur. Konuta girmek, failin bütün vücudu ile tamamen konuta girmesi demektir. Bu nedenle, konutun eklentisi içinde olmamak kaydıyla, pencereden içeriye bakma, kapıyı dinleme camı tıkırdatma, dış kapı zilini çalma bu suçu oluşturmaz. Konuta veya eklentisine nereden girildiğinin önemi yoktur. Konuttan çıkmamak, konut sahibinin rızası ile girilen konuttan, söz, hareket ve tavırlarıyla kendisini çıkmaya davet edilmesine rağmen, çıkmamaktadır.
Rızaya aykırı olarak girme veya rıza ile girildikten sonra çıkması istenilmesine rağmen çıkmayan kişi bu eylemini, açık bir rızaya gerek olmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentilerinde işlemesi hâlinde Fail ikinci fıkraya göre cezalandırılacaktır. Girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentileri, Avukatlık bürosu, Doktor muayenehaneleri, … bürosu, … bürosu, v.b. gibi izinle girilmesi gereken yerlerdir. Girilmesi mutat olan yerlere, süper marketler, mağazalar, dükkanlar, pasta salonları, kahvehane, restoran ve lokantalar, sinema, tiyatro, otel, bar, hastane, örnek gösterilebilir. Halka açık olduğu saatlerde bu gibi, yerlere giriş de suç oluşmaz. Ancak halka kapalı olan saatlerde buralara rıza haricinde girilmesi hâlinde bu fıkradaki suç oluşacaktır.
Fiilin gece vakti işlenmesi, ağırlaştırıcı nedendir. Geçe vakti TCK. md. 6 da tanımlanmıştır. Gece vakti güneşin batmasından bir saat sonra başlar ve doğmasından bir saat evvele kadar devam eden zaman süresidir.
Sanık …’in, suça sürüklenen çocuklar …, … ve … ile birlikte 25.11.2007 günü gecesi gayri muayyen bir saatte Yahşelli köyünde bulunan … İlköğretim okuluna, okul giriş kapısı üzerinde bulunan ikinci kat pencerelerini zorlayıp açmak suretiyle girdikleri, ve bilgisayar dershanesinin kilitli olan kapısını yanlarında getirdikleri aletlerle menteşelerinden sökmek suretiyle açtıkları ve dershanede bulunan 6 adet … marka bilgisayar kasası, bir adet klavye, bir adet maus ve bir adet speker’i ve dershanenin masa çekmecesinde bulunan ve öğrencilerden toplanan 73 YTL parayı çaldıkları ve bunları okul yakınlarında bulunan çamlık alanda sakladıkları, suça sürüklenen çocuk …’nin ertesi gün saklamış oldukları bilgisayarlar kasalarından birisini, klavye ve spekeri ile birlikte beraat eden sanık …’a sattığı, ertesi gün sanık …’un arkadaşı olan ve okuldan hırsızlık yaptıklarını öğrenen temyiz talebi süreden reddedilen sanık …’ın …’a bilgisayara ihtiyacı olduğunu, müşterisinin hazır olduğunu ve getirmeleri halinde sabaha satabileceklerini söyleyerek …’u tekrar okuldan hırsızlık yapmaya azmettirdiği, şüpheli …’un da …’ın teklifini kabul ederek … ile birlikte okuldan tekrar hırsızlık yapmaya karar verdikleri ve 26.11.2007 günü gecesi saat 02.00 sıralarında birlikte okula tekrar giderek ikinci kat penceresini zorlayarak girdikleri ve kapısı kilitli olan bilgisayar dershanesine girmek için kapı menteşelerini yanında getirdikleri aletlerle söktükleri ve kapının tam açılmaması üzerine kapıyı zorlayarak kırdıkları ve dershaneden 3 adet … marka bilgisayar kasası, 3 adet monitör, 6 adet klavye, 8 adet Mouse, 1 adet speker ve 1 adet samsung marka yazıcıyı çalarak çıktıkları olayda;
A)- Sanık …’ın temyiz talebine yönelik olarak yapılan incelemede;
Sanığın yokluğunda verilip 15.11.2010 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen mahkumiyet hükmüne yönelik, yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 10.02.2011 havale tarihli dilekçesi ile
vaki temyiz talebinin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
B)- Sanık … hakkında kamu malına zarar verme ve kamu kurumunda bulunan eşya hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik olarak yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
C)- Suça sürüklenen çocuklar …, … ve … hakkında kurulan hükümlere yönelik olarak yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocukların CMK’nın 147 ve 191. maddeleri uyarınca duruşmaya çağrılıp usulünce sorguları yapılmadan, savunma haklarının kısıtlanması suretiyle mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kabule göre de;
1- Suça sürüklenen çocukların hırsızlık amacıyla girdiği suça konu İlköğretim Okulu’nun herkesin girip çıkabileceği kamuya açık bir yer olması karşısında konut veya işyeri olarak kabul edilemeyeceği ve bu nedenle de unsurları oluşmayan işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğinin 20/1-7.maddesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35.maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 15 yaşını doldurmuş olup da 18 yaşını doldurmamış çocukların işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmasının gerekli olduğu, mahkemece sosyal inceleme raporuna gerek görülmediği taktirde ise gerekçesinin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- 5395 Sayılı Kanunun 3/a-2 maddesine göre kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuklar için suça sürüklenen çocuk ifadesinin kullanılması gerekirken sanık ifadesinin kullanılması,
4- Fiili işlediği tarihte 18 yaşını doldurmamış ve sabıkasız olan suça sürüklenen çocuklar … ve … Akcu hakkında kamu malına zarar verme suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanunun 50/3. maddesi gereğince tayin edilen kısa süreli hapis cezasının aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlarından birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
D)- Sanık … hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükme yönelik olarak yapılan incelemede;
Sanığın hırsızlık amacıyla girdiği suça konu ilköğretim okulu’nun herkesin girip çıkabileceği kamuya açık bir yer olması karşısında konut veya işyeri olarak kabul edilemeyeceği ve bu nedenle de unsurları oluşmayan işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in ve suça sürüklenen çocuklar … ve … müdafii ile suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, işyeri dokunulmazlığının ihlali suçu açısından bozmanın niteliği gözetilerek hükmü süresinde temyiz etmeyen sanık …’a aynı Kanun’un 325. madde hükmü uyarınca bozmanın teşmiline, 02.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.