Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/23598 E. 2013/6835 K. 15.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23598
KARAR NO : 2013/6835
KARAR TARİHİ : 15.04.2013

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunda, başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, cezalandırılmaktadır. Zilyetlik rızayla faile devredilmelidir.
Somut olayda; katılanın kendisine alış-veriş karşılığı lehdarı olduğu hamiline yazılı çek veren …’i tanımadığından, teminat amacıyla çeke tanıdığı birisinin imzasının atılmasını istemesi üzerine …’in arkadaşı olan sanığın çeki ciro ettiği, günü geldiğinde çekin bankaya ibrazında karşılığı çıkmayınca katılanın çeki sanığa götürdüğü, sanığın ödenmesine yardımcı olacağını söyleyerek aldığı çeki iade etmediği anlaşılmakla, güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
23.10.2007 tarihli duruşmada katılma talebinde bulunan müştekinin 5271 sayılı CMK’nın 238/3.maddeleri gereğince hazır bulunan sanık müdafiinin görüşü alınmadan katılan olarak duruşmalara kabulüne karar verilmiş ise de, sanık müdafiinin bu konuda herhangi bir itirazlarının bulunmaması nedeniyle, tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Kısa süreli hapis cezasının tedbir olarak para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 4.bendindeki “Sanığa verilen hürriyeti bağlayıcı cezasının” ibaresinden sonra gelecek şekilde “5237 sayılı TCK’nın 50/1-a maddesi gereğince” ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.