YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/12908
KARAR NO : 2013/12152
KARAR TARİHİ : 01.07.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder.Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanık hakkında mağdurlara ait evi yakarak zarar vermesi nedeniyle mala zarar verme suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada,
Sanığın Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulundan alınan 30.05.2011 tarihli sağlık kurulu raporunda sanığın “12.06.2010 tarihinde işlediği iddia olunan mala zarar verme suçuna karşı cezai sorumluluğu olmayıp hakkında ilgili madde gereğince koruma ve tedavi amaçlı akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanmasının uygun bulunduğu.” şeklindeki raporu karşısında sanık hakkında uygulanan tedbirde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında akıl hastalığı nedeniyle koruma ve tedavi altına alınmasına yönelik güvenlik tedbirine hükmedilmesine rağmen yargılama giderlerinin sanığa yükletilmesi yerine kamu üzerinde bırakılmasına karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 325/1. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi gereğince, hüküm fıkrasına “yapılan yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydedilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.07.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.