Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/22784 E. 2013/6560 K. 09.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22784
KARAR NO : 2013/6560
KARAR TARİHİ : 09.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; katılan sigorta şirketiyle aralarında acentelik sözleşmesi bulunan sanığın, bilirkişi raporuna göre 29/06/2007 ile 16/03/2007 tarihleri arasında tahsil ettiği toplam 17.931 TL pirim tahsilatını sözleşmede öngörülen süre içerisinde sigorta şirketine intikal ettirmediği, katılan şirket tarafından sanık aleyhine icra takibine girişildiği, sanığın icra takibine itiraz etmediği gibi 02/04/2007 tarihli dilekçesi ile borcu kabul ve ikrar ettiği, ayrıca 03/04/2007 tarihinde ise sözleşmeyi feshetmesi üzerine aynı tarihte elinde kalan katılan şirkete ait poliçelerin ve bir kısım eşyanın sanık ve katılan şirketin çalışanları tanıklar … ile … arasında suça konu belge düzenlenerek iade edildiği, bu belgenin birer suretinin taraflarda kaldığı, ancak arasına karbon konulmadığı için sadece imzaları içeren ve sanıkta kalan belgeyi sanığın birikmiş pirim borcunun da ödendiğine dair ibareyi ekleyip iki tanığın imzasını da almak suretiyle sahte olarak oluşturup Cumhuriyet Başsavcılığına ibraz ettiği sabit olmakla, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve özel belgede sahtecilik suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1-Sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında belirlenen 720 gün adli para cezasından, 5237 sayılı TCK’nın 62/1. maddesi uyarınca indirim yapılırken “600 gün” yerine “610 gün” adli para cezasına hükmolunmak suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “altıyüzon gün” ve “onsekizbinyüz TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “600 gün” ve “18.000 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas ilamı bulunan sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 09.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.