Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/4899 E. 2013/6316 K. 08.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4899
KARAR NO : 2013/6316
KARAR TARİHİ : 08.04.2013

Dolandırıcılık suçundan şüpheliler …, … ve … haklarında yapılan sorutturma evresi sonucunda, … Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 04/04/2012 tarihli ve 2011/1037 soruşturma, 2012/136 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karsı yapılan itirazın reddine ilişkin, … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/05/2012 tarihli ve 2012/256 değişik … sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 17.01.2013 gün ve 2012/847/4440 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası … Cumhuriyet Başsavcılığının 15.02.2013 gün ve 2013/22929 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, şikâyetçinin şüphelilerin eylemleri sebebiyle dolandırıldığı iddiası ile yürütülen soruşturma sonucunda, şikâyetçi ile şüpheliler arasında bir anlaşmanın varlığının sabit olduğu ancak şüphelilerin herhangi bir şekilde dolandırıcılık eylemini gerçekleştirdiklerine dair delil bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160.maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve … bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, … . Ceza Dairesinin 14/11/2007 talihli ve 2007/9636-9375 sayılı ilânımda da belirtildiği üzere, şikâyetçi tarafından dosyaya ibraz edilen şüpheli … adına gönderilen havalelere ilişkin banka kayıt örnekleri ve şüphelilerin paranın alındığını doğrulamaları ile paranın elden geri ödendiğinin savunmaları karşısında, hayatın olağan akışına aykırı olarak yüksek meblağ bir paranın elden ödenmeyeceği göz önüne alınarak, müşteki tarafından verilen şikâyet dilekçesinde ve itiraz dilekçesinde bildirilen tanıkların dinlenilmesi ile şüphelilerin belirttikleri … Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma dosyasının getirtilerek incelenmesi gerekirken, müştekinin yaptığı şikâyet üzerine şüphelilerin savunmasının alınması dışında başkaca bir araştırma yapılmadığı, ortada 5271 sayılı Kanun’a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160.maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden … . Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30/05/2012 gün ve 2012/256 D. … sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın … C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 08/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.