Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/6516 E. 2013/14395 K. 30.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6516
KARAR NO : 2013/14395
KARAR TARİHİ : 30.09.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın 158/1-j bendinde,dolandırıcılık suçunun, Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, işlenmesi, nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için, Kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir. Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın, sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa, dolandırıcılıktan bahsedilemez, şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir.
Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır. 5411 sayılı “Bankacılık Kanununun 3. maddesinde banka, 48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır.Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur. Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı, kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. Fiil, sahte kıymet
takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler, bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır.
Kredi kurumu banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır. Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa, basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
Sanığın olay tarihinden önce … ilinde gece vaktinde dolaştığı sırada … isimli kişi adına düzenlenmiş olan ve yargılama aşamasında aslı ya da fotokopisi bulunamayan sürücü belgesini ele geçirip kullanmaya başladığı, katılan …’un temsilcisi olduğu … Otomotiv isimli firmaya müracaat ederek kredi kullanmak suretiyle motorsiklet almak için başvuruda bulunduğu, katılanın sanıktan nüfus cüzdanını istemesi üzerine, sanığın bir dava sebebi ile nüfus cüzdanının avukatta olduğunu sürücü belgesinin bulunduğunu söyleyerek … adına düzenlenmiş sürücü belgesini kredi işlemlerinin yapılabilmesi amacıyla ibraz ettiği, katılanın kredi talebinde bulunabilmek için gerekli başvuru belgelerini düzenleyerek sanık adına … kimlik bilgileri ile Türkiye … Bankası Tüketici Finansman Kurumu olan … Cetelem bankasına kredi başvurusunda bulunması sonrasında, aynı gün farklı zaman dilimlerine konu olan 2.520 TL ve 2.400- TL lik iki kredi başvurusunun da onaylandığı; ancak kredi işleminin yürürlüğe girebilmesi ve bankaca kredi ödemesinin yapılabilmesi için kredi başvurusunda bulunan kişinin nüfus cüzdanı fotokopisinin başvuru evraklarına eklenmesinin gerektiği, ortalama 2.500 TL değerindeki iki motorsikleti de katılandan teslim alan sanığın, nüfus cüzdanını getirmek üzere firmadan ayrıldığı ve bir daha gelmediği, sanığın bedel ödemeksizin teslim aldığı motorsikletleri başka şahıslara satarak haksız menfaat temin etmesi şeklinde gerçekleştirdiği ve bu şekilde üzerine atılı olan dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia edilen olayda;
1- Özel belgede sahtecilik suçuna ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Dolandırıcılık suçuna ilişkin temyiz itirazının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; Fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümde yer alan ”5237 sayılı TCK’nın 157/1,43/1, 62, 52/2 maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 312 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL ‘den olmak üzere 6240 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ifadelerinin yerine ” 5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 43/1 maddesi gereğince 1/4 oranında arttırılarak 6 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 62. maddesi gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 52/2 maddeleri gereğince verilen 5 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL ‘den olmak üzere sonuç olarak 100.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.