Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/670 E. 2013/14398 K. 30.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/670
KARAR NO : 2013/14398
KARAR TARİHİ : 30.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıklar Ümit ve …’nun katılan … ile komşu ve ayrıca sanık … ile katılanın uzaktan akraba oldukları, katılanın 2003 yılından itibaren sanıklar vasıtasıyla farklı bayanlarla tanıştırıldığı ve daha sonra bu bayanlarla sık sık telefonda görüştüğü, tanıştığı bu bayanlar ile evlilik planları yaptığı, daha sonra sanıkların bu bayanlara ileteceklerini söyleyerek katılan …’den birçok defa elden ve banka havalesi yoluyla büyük miktarlarda para temin ettikleri ve yine …’den bu amaçla cep telefonu kontör şifresi temin edip bu kontörleri sanık … adına kayıtlı hatta yükledikleri, katılanın sanıklar … ve … adına Uluborlu
… Bankası Şemikler … Bankası şubelerine ve … havalesiyle değişik tarihlerde olmak üzere yüklü miktarda para yatırdığı, sanıkların katılanın parayı tedarik edemediği zamanlarda katılanı para vermeye zorlamak amacıyla katılana ait cep telefonunu özellikle gece vakitlerinde gizli numaradan aradıkları ve uğultulu efektler eşliğinde kendilerini doğa üstü güçler olarak tanıtıp bir an önce parayı bulması gerektiğini, eğer parayı bulmaz ise başına kötü şeyler geleceğini, evinin yakılacağını söyledikleri, hatta katılanı buna inandırmak amacıyla aynı esnada katılanın evinin camına ve duvarlarına vurmak suretiyle gürültü çıkardıkları, katılanın bu sefer de bu korkunun etkisiyle sanıklara para temin ettiği, katılanın uzunca bir süre yaşadığı olayları çocukları da dahil olmak üzere kimseye anlatmadığı ancak babalarının sürekli olarak bir yerlerden borç alıp kredi çektiğini ve birileri adına bankaya para yatırdığını fark eden çocuklarının ısrarı üzerine olayın meydana çıktığı, bunun üzerine katılanın oğlu olan … ’in babasına ait telefonu kendi cep telefonuna yönlendirdiği ve sanıkların bu tezgahına tanık olduğu olayda, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 30/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.