Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/19495 E. 2021/8417 K. 08.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/19495
KARAR NO : 2021/8417
KARAR TARİHİ : 08.11.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kurum zararı nedeniyle alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Dairemizin 05/12/2018 tarihli 2016/11513 Esas- 2018/7622 Karar sayılı ilamında; “25/08/2017 tarihli ve 30165 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 694 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 193. maddesi ile, 663 sayılı KHK’ya eklenen Geçici 15. maddenin 3. bendinde “Bu kanun hükmünde kararname ile kaldırılan … ve Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Başkanlıklarının üçüncü kişilerle yapmış olduğu veya taraf olduğu her türlü taahhüt, sözleşme, hak, alacak ve borçları ile dava ve icra takipleri, teşkilat bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine uygun hale getirildiğinde Bakanlığa devredilmiş sayılır” şeklinde düzenlenme mevcuttur. Somut olayda davacı … Kurumunun, olağanüstü hal kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname ile hak ve alacaklarının Sağlık Bakanlığına devredildiği anlaşıldığından, mahkemece bu konuda değerlendirme yapılarak karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.” hususlarına değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar aşıların üzerinde son kullanma tarihi ve kare kod uygulaması olsa da olay tarihinde karekod uygulamasının Türkiye genelinde aktif olarak kullanılmadığı ve aşı takip sisteminin uygulamaya geçmediği, bu nedenle tüm aşıların imha edilmesinin doğru olduğu, soğuk zinciri kırılan aşıların diğerleriyle karışmasının hepsinin imha edilmesine neden olduğu, bu durumun kamu zararına yol açtığı fakat aşıların karışmasına bizzat davalının ihmalinin neden olduğu hususunun sabit olmadığı, buna göre davalıya yüklenecek sorumluluk olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamından, davalının olay tarihinde … Halk Sağlığı Müdürlüğü’ne bağlı … Toplum Sağlığı Merkezinde hemşire olarak görev yaptığı, ayrıca Toplum Sağlığı Merkezinde aşı soğuk zincir sorumlusu olduğu, soğuk zincir sorumlusunun aşıların soğuk zincir kurallarına uygun olarak saklanmasını sağlaması, soğuk zincir uygulamalarını yerinde görmesi ve denetlemesi gerektiği, bu görev kapsamında hafta sonları da dahil olmak üzere haftanın 7 günü boyunca soğuk zincir kontrolünü yapacağı, soğuk zincirin kırıldığı .
denetim sırasında tespit edildiğinde, soğuk zincir sorumlusu tarafından durumun tutanak altına alınarak, aşı dolabında bulunan aşıları soğuk zincir içerisinde aşı deposuna teslim etmesi gerektiği, davalının … Aile Sağlığı Merkezinde yaptığı denetim sırasında 22/04/2013 tarihinde aşıların muhafaza edildiği dolap ısısının eksi 01,4 dereceye düşerek soğuk zincirin kırıldığını 02/05/2013 tarihinde tespit ettiği, ancak gerekli tedbirleri almayarak, 08/05/2013 tarihinde durumu İl Müdürlüğüne geç bildirdiği, 07/05/2013 tarihinde de davalının, … Aile Sağlığı Merkezine yeni aşıları teslim ettiği ve bozulan aşılar ile yeni aşıların aynı dolaba konulmasına sebep olduğu, hangi aşıların düşük derece ısıya maruz kaldığı tespit edilemediğinden aşı dolabında bulunan aşıların tamamının … Toplum Sağlığı Merkezi tarafından teslim alındığı, daha sonra İl Halk Sağlığı Müdürlüğü tarafından aşıların tamamının imhasına karar verildiği, davalının imhasına sebebiyet verdiği yeni aşıların toplam bedelinin 3.901,68 TL olduğu, davalının bu miktar kadar kamu zararına sebebiyet verdiği, … Valiliği Halk Sağlığı Müdürlüğünün 02 Ocak 2014 tarihli yazısına göre söz konusu kamu zararından … Toplum Sağlığı Merkezi soğuk zincir sorumlusu olan davalının sorumlu olduğu, yine davalı ile birlikte aynı yerde görev yapan aile hekimi ve aile sağlığı elemanının da meydana gelen zarardan sorumlu oldukları husususunun belirtildiği anlaşılmaktadır.
19/10/2006 tarihli ve 26324 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 4/c maddesinde kamu zararı , mevzuata aykırı karar, işlem, eylem ve ihmal sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıyla doğan zarar olarak tanımlanmıştır. Buna göre davaya konu zarar kamu zararı niteliğinde olup, davalının ihmali davranışı sonucunda oluştuğundan tazmin edilmesi gerekmektedir.
Şu durumda mahkemece, davalının söz konusu kamu zararı bakımından sorumluluğuna gidilmesi gerekirken bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 08/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.