YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12543
KARAR NO : 2021/22248
KARAR TARİHİ : 23.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I-Suça sürüklenen çocuk hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükme yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Gerekçeli karar başlığında ve hükümde suç isminin iş yeri dokunulmazlığının ihlali yerine konut dokunulmazlığının ihlali olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir
Suç tarihinde 12-15 yaş aralığında olan suça sürüklenen çocuğun işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan eylemine uyan TCK’nın 116/2,119/1-c,31/2 maddelerinde öngörülen cezaların üst sınırına göre, TCK’nın 66/1-e ve 66/2 maddeleri uyarınca hesaplanan 4 yıllık dava zamanaşımının,26/10/2015 olan karar tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8.maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle isteme uygun olarak DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık; sanık hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Adli Tıp Kurumu Mersin Şube Müdürlüğü’nün 18/08/2015 tarihli raporunda, “Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarının hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişmiş olduğunun” tespit edildiği, psikolog bilirkişinin beyanı üzerine dosyaya alınan Anamur Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 20/04/2015 tarihli Özürlü Sağlık Kurulu Raporuna göre “Suça sürüklenen çocuk hakkında hafif zeka geriliği saptandığının” belirtilmiş olması karşısında, her iki rapor arasında oluşan çelişkinin giderilmesi bakımından TCK’nın 31/2. maddesi uyarınca Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesi veya Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden suça sürüklenen çocuğun suç tarihi itibariyle üzerine atılı hırsızlık fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediği hususunda rapor alınarak her iki rapor arasındaki çelişki giderilip sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinde zorunluluk bulunması,
2-Müştekinin mahkemede büfesinin hemen yanındaki ahşap çitin içerisinde bulunan demir çubukların çalındığını beyan etmesine rağmen olay yeri inceleme raporunda “İşyerinin doğu dış duvarına 3 metre mesafede kumların üzerinde ve üst üste yığılı vaziyette çeşitli uzunluklarda profil demirlerin olduğunun ve demirlerin kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınmamış olduğunun belirtilmesi karşısında;çalınan demirlerin binaya sabitlenmiş olup olmadığının işyerinin eklentisi içerisinde bulunup bulunmadığının tespiti açısından gerekirse mahallinde keşif yapılarak suç vasfı belirlendikten sonra, sonucuna göre eylemin 5237 sayılı TCK’nın 141/1,142/2-h maddelerinden hangisine uyduğunun tartışılıp değerlendirilmesi gerekirken, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h maddesinden hüküm kurulması,
3-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde mağdura yönelik hırsızlık suçundan eylemine uyan TCK’nın 141/1 maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına yazıldıktan sonra sonraki paragrafta suça sürüklenen çocuğun eylemini herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte bina eklentileri içerisinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında işlemesi nedeni ile TCK’nın 142/2-h yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde çelişkiye neden olunması,
4-Sanık ve suça sürüklenen çocuğun, müştekiye ait 170 kg profil demirleri almaları şeklindeki olayda,müştekinin de çalınanların değerine ilişkin bir beyanının olmaması karşısında, söz konusu eşyaların değeri tespit edilmeden sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 145. maddesinin uygulanması,
5-İddianamede nitelendirilen eylem ve sevk maddesi olarak sanık hakkında TCK’nın 31/2 maddesinin uygulanması talep edildiği halde, bu maddenin uygulanmama ihtimaline binaen sanığa ek savunma hakkı verilmeden yazılı şekilde hükümler kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
6-Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümde suçun işyerine girilmeden müştekiye ait büfenin dışında bulunan demirlerin alınması suretiyle işlendiğinin anlaşılması karşısında,işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunun ne şekilde oluştuğunun karar yerinde açıklanıp tartışılmaması,
7-İşyeri dokunulmazlığının ihlali suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanığa verilen cezanın 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi
8-Gerekçeli karar başlığında ve hükümde suç isminin iş yeri dokunulmazlığının ihlali yerine konut dokunulmazlığının ihlali olarak yazılması
9-Suça sürüklenen çocuk hakkında işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının tespiti için yapılan (100 TL) masrafın suça sürüklenen çocuğa ve sanığa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve müdafii ile sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümlerde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 23.12.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.