YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20769
KARAR NO : 2011/3730
KARAR TARİHİ : 21.11.2011
Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanıklar … ve …’ın 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunun 16/1. maddesi gereğince ayrı ayrı 9.500,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına dair Beyoğlu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.09.2010 tarihli ve 2009/380 Esas, 2010/475 sayılı kararının;
3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunun 16/b-4 maddesinde yer alan “Bu suçlardan dolayı yapılan yargılamalarda 04.04.1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 225 inci maddesi uygulanabilir” şeklindeki düzenlemeye, 20.12.2009 tarihli ve 27438 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanununda yer verilmemiş olması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 195. maddesi uyarınca, sanıklara gelmese dahi yokluğunda duruşma yapılabileceğine dair açıklamalı davetiye gönderilmesinin yeterli olmayacağı, savunmaları alınmadan karar verilemeyeceği gözetilmeden, savunma … kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 22.09.2011 gün ve B.03.0.CİG.0.00.00.04-105-34-6108-2011/11657/47950 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunun 16/b-4. maddesinde yer alan “Bu suçlardan dolayı yapılan yargılamalarda 04.04.1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 225. maddesi uygulanabilir” şeklindeki düzenlemeye, 20.12.2009 tarihli ve 27438 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanununda yer verilmemiş olması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 195. maddesi uyarınca, sanıklar gelmese dahi yokluklarında duruşma yapılabileceğine dair açıklamalı davetiye
gönderilmesinin yeterli olmayacağı, savunmaları alınmadan karar verilemeyeceği gözetilmeden, savunma … kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet bulunmadığı ve bu nedenle kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde olduğundan, Beyoğlu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.09.2010 tarihli ve 2009/380 esas, 2010/475 sayılı kararının; CMK.nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin yerine getirilmesi için dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.