YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/65509
KARAR NO : 2013/9293
KARAR TARİHİ : 20.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin sanığın lehine olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanık …’ın, şikayetçinin şirketinde elektrikçi olarak çalıştığı, şirket adına kayıtlı olan…. plakalı aracın şirket sahibi şikayetçi tarafından şirket işlerinde kullanılmak üzere sanığa verildiği, 2005 yılının Ekim ayında işyerinin faaliyetine son verilmesine rağmen sanığın suça konu aracı şirkete geri vermediği gibi araç istenildiğinde de aracı teslim etmediği anlaşıldığından, eyleminin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında adli para cezasının belirlenmesi sırasında, hapis cezasının tayininde belirtilen gerekçeden farklı olarak şikayetçiye verilen zararın boyutu nazara alınarak alt sınırdan uzaklaştığının belirtilmesi karşısında, bu yönde bozma talep eden tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın adli sicil kaydının silinme koşullarının da gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında; sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği yönündeki kanaatle, hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken “Sanığın sabıkasının bulunduğundan hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının şartlarının oluşmadığı” biçimindeki, yasal ve dosya içeriğine de uygun olmayan gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.