Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/24502 E. 2013/8563 K. 09.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24502
KARAR NO : 2013/8563
KARAR TARİHİ : 09.05.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın, Kolosan isimli cinsel gücü artırıcı ürünü gazete ilanlarından görüp, satın almak için sanığın işletmekte olduğu Garanti Seks Shop firmasını telefon ile arayarak sipariş verdiği, bilahare PTT aracılığıyla ödemeli olarak gelen paketi 157 TL ödeme karşılığında teslim aldığı, paketi açtığında istediği ilaç yerine … marka ilacın gönderilmiş olduğunu gördüğü, firmayı yeniden telefon ile arayarak istediği ilacın gönderilmediği, başka bir ilaç gönderildiğini belirtmesi üzerine, firmayı işleten sanığın telefon ile katılana istediği ilacın 800 TL olduğunu hesap numarası vermesi ve 800 TL daha göndermesi halinde 157 TL parayı iade edeceğini söylediği, katılanında kendi hesabından sanığın hesabına 800 TL havale çıkarttığı, akabinde dolandırılmış olabileceğini düşünerek tekrar bankaya gittiğinde aynı gün paranın çekilmiş olduğunu gördüğü, sanığı telefonla arayarak ilacı almaktan vazgeçtiğini, 957 TL parayı vermesini istediği, sanığında bunu kabul etmeyerek katılandan aldığı paraları iade etmediği ve ilacı da göndermediği olayda, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; Fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “40 gün”,”50 gün” ve “ 1000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerlerine,sırasıyla “5 gün”, “6 gün” ve “120 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.