Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/18734 E. 2013/2786 K. 14.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18734
KARAR NO : 2013/2786
KARAR TARİHİ : 14.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında “Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma” suçundan açılan kamu davası sonunda verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; katılan şirkette Ordu il satış temsilcisi olarak çalışan sanığın, Ordu ili ve ilçelerinde çeşitli işyerlerine pazarlamak ve satışını yapmak üzere kendisine tevdi edilen malların satışını 01.09.2005-30.12.2005 tarihleri arasında bu işyerlerine yapıp bedellerini almasına rağmen şirket hesaplarına geçirmemesi şeklinde gerçekleşen eylemin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak; sanığın 01/09/2005 ve 30/12/2005 tarihleri arasında değişik günlerde tahsil ettiği paraları uhdesinde tutmasına göre hakkında TCK.nun 43.maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmeyerek eksik ceza tayini,
Kabule göre de,
Hükümden sonra, 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre “hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı” hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafi ve üst C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA 14/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.