Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/24644 E. 2013/8577 K. 09.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24644
KARAR NO : 2013/8577
KARAR TARİHİ : 09.05.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Düşme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Babasının ölümü üzerine Emekli Sandığından 01/08/1977 tarihinden itibaren yetim aylığı alan sanığın Emekli Sandığının iştirakcısı olarak … Belediye Başkanlığında işe girdiği halde bu durumu Kuruma bildirmeyerek yetim aylığı almaya 30/03/2006 tarihine kadar devam etmesi nedeniyle “nitelikli dolandırıcılık” suçunu işlediği iddia olunan somut olayda:
17/01/2013 gün ve 2011/18042 E; 2013/590 K sayılı Dairemiz ilamında da açıklandığı ve dosya kapsamından anlaşıldığı üzere;

… Belediye Başkanlığı’nın düzenlediği 14/02/1997 tarihli standart form ile sanığın 15/10/1996 tarihinde Kurumlarında Sandığa tabi ve işe başladığının bildirilmesi üzerine katılan Kurumun Arşiv Daire Başkanlığınca 69.795.170 emeklilik sicil no’su verilerek adına iştirakçi dosyası açıldığı, çalışmasına rağmen yetim aylığı almaya devam ettiğinin Kurum kayıtlarının incelenmesi ile kolaylıkla tespit edilebileceği ve Kurumun denetleme yükümlülüğünün bulunduğu nazara alındığında yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçundan sanığın beraatine karar verilmesi yerine sanığın eylemi TCK’nun 160. maddesinde tanımlanan “Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf” suçu vasfında kabul edilerek yazılı şekilde “şikayetin süresinde olması nedeniyle düşme” kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.