YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25451
KARAR NO : 2013/8776
KARAR TARİHİ : 13.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Tüm sanıklar haklarında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin kararlara karşı aynı kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 Sayılı CMK’nın 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na GÖNDERİLMESİNE,
2-Sanıklar Hatice ve … haklarında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun
durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıklar Sadullah ve …’nin 2004, 2005 ve 2006 yıllarında suça konu arazilerde tarımsal faaliyette bulunmadıkları halde faaliyette bulunuyormuş gibi 07.07.2004 günü ölen anneleri Kıymet Haberci’nin yerine de imza atmak suretiyle oluşturdukları sahte belgelerle Tarım İlçe Müdürlüğü’ne müracaat ederek haksız yere doğrudan gelir desteği aldıklarının iddia edildiği olayda; sanıklar tarafından yerine imza atıldığı belirtilen Kıymet Haberci’nin mirasçılarını gösterir vukuatlı aile nüfus kayıt tablosuna göre, ölüm kaydının işlendiği durumda dahi suça konu muvafakatnamede isimleri yer alan mirasçılarda bir değişiklik olmayacağı gibi, tanık … tarafından sanıklar adına söz konusu arazilerde zirai faaliyette bulunulduğu, diğer hissedarlar adına suç tarihinin öncesi ve sonrasını kapsayacak şekilde vekaletname alan sanıkların dolandırma niyeti ile hareket ettiklerinden bahsedilemeyeceği hususları gözetilerek, sanıklar hakkında verilen kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 13.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.