YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15671
KARAR NO : 2013/13338
KARAR TARİHİ : 17.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında hükmedilen cezanın nev’i ve miktarına göre yasal koşulları bulunmadığından, sanık müdafiinin duruşmalı temyiz inceleme isteminin, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 318.maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede,
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın katılan şirkette 15 yıldır çalışmakta olduğu, 2. kalite depo sorumlusu olan sanığın fabrika müşterisi olan …’ın …’taki işyerine giderek ihracat fazlası mal almaya geldiğinde belirli bir bedel karşılığı kendisine mal vermeyi teklif ettiğini söylediği, aralarında anlaştıkları, …’ın durumu üretim müdürü …’a söylediği, onun da birşey yokmuş gibi mal almaya gelmesini istediği, …’ın aracının mal alımı için şirkete geldiği, …’ın 700 parça mal istediği, 7 çuval içinde yükleme yapıldığı, 7 çuval malın irsaliyesinin kesildiği,ancak araca 10 çuval mal konulduğu, …’ın bildirmesi üzerine aracın çıkışta güvenlikçe durdurulduğu, fabrika çıkışında …’a ait araçta yapılan sayımda 7 si faturalı 3 ü faturasız 10 çuval olduğunun görüldüğü,sanığın fabrika yetkililerinin haberi olmaksızın …’a faturasız haricen 3 çuval ürün sattığı ve bu suretle emniyeti kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği somut olayda,tanık …’ın 22.05.2008 tarihli celsede şirketten mal alımı için anlaşmayı … ile yaptığını,sanık ile anlaşma sırasında muhatap olmadığını, sanığın
kendisinden faturasız mal alımı için talepte bulunmadığını, bazen aracına eksik mal yüklenebildiğini beyan ederek sanığın üzerine atılı suç konusunda anlaşmalarının olmadığını belirtmesi karşısında, olaydan sonra tutulan tutanağın tanık …’a imzalatılmadığı da dikkate alınarak,sanığın güveni kötüye kullanma suçunu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı halde beraati yerine yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre;
1-Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
2-Sanık hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının ertelendiğinin anlaşılması karşısında TCK’nın 53/4. maddesi uyarınca anılan maddenin 1. fıkrasının uygulanamayacağının gözetilmemesi,
3-Sabıkası bulunmayan ve hakkındaki ceza suç işlemekten çekineceği hususunda kanaat oluştuğundan dolayı ertelenen sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın erteleme gerekçesiyle çelişir şekilde, kişilik özellikleri ve katılanın herhangi bir zararı doğmadığı halde zararın tam olarak karşılanmaması nedenleriyle 231/5. maddesinin, uygulanmamasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nın 321. Maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.