Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/8528 E. 2013/18076 K. 20.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8528
KARAR NO : 2013/18076
KARAR TARİHİ : 20.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli kararın tebliğ edildiği tarihte sanık …’nün cezaevinde olması nedeniyle tebligatın usulüne uygun yapılmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilip, 25.01.2010 günlü temyiz isteminin süre yönünden reddine dair “ek karar” kaldırılarak yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanın … plakalı aracını satmak üzere oto pazarında bulunduğu sırada sanıkların bu araca müşteri olup, müştekinin telefonunu aldıkları ve ertesi günü katılanı arayarak aracın satılıp satılmadığını sordukları ve aracın satılmadığının öğrenmeleri üzerine aracı almak için katılan ile buluştukları ve 12/07/2005 günü Antalya 9. Noterliğinde katılan tarafından sanık …’ye aracın alım satımı ve teslimi için özel vekaletname verildiği, sanık …’un parasını bankadan çekeceğini söyleyip ruhsat ve anahtarı alıp katılanın yanından ayrıldığı bilahare parayı çekemediğinden bahisle anahtarla ruhsatı geri
verdiği, 13/07/2005 tarihinde yine sanık …’un kamyoneti ruhsat ve anahtarı ile alıp bankaya gittiği ve katılana belirttiği adrese gelmesini söylediği ancak katılanın belirtilen adreste sanığı bulamadığı ve verdiği özel vekaletnameyi azil ettiği ancak bu sırada sanık …’un aracı aynı gün vekaletname ile …’a sattığı anlaşılmakla sanıkların dolandırıcılık suçunu işlediklerine dair mahkemenin kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezalarının alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezalarına esas alınması gereken tam gün sayılarının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık … hakkındaki hüküm fıkralarındaki adli para cezasının belirlenmesine ilişkin bölümlerdeki “600 gün”, “500 gün”, “10.000,00 TL” ibarelerinin yerine sırasıyla “5 gün”, “4 gün”, “80,00 TL” ibarelerinin eklenmesi yine sanık … hakkındaki hüküm fıkralarındaki adli para cezasının belirlenmesine ilişkin bölümlerdeki “900 gün”, “750 gün”, “10.000,00 TL” ibarelerinin yerine sırasıyla “5 gün”, “4 gün”, “80,00 TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.